1930'ların Almanyası'ndan 2000'lerin Türkiyesi'ne kadar uzanan, acılarla, değişimlerle, çalkantılarla dolu, aynı zamanda güçlü, sevgi dolu insanların hikayesi, Kanadı Kırık Kuşlar. Nazi Almanyası'nda Reichstag Yangını'nın ardından giderek artan Yahudi baskıları yüzünden bir gün ellerinde tek bir çanta, evini, işini bırakıp ailesiyle birlikte kaçmak zorunda olan binlerce insandan yalnızca biri, Gerhard Schlimann. Ancak gittikleri her yerde kapılar suratlarına kapanırken onlara kucak açan bir ülkeyle, Türkiye'yle karşılaşırlar. Yeni kurulmuş bir cumhuriyette bilimle, sanatla gelişmek için mücadele eden, Yahudi asıllı pek çok profesöre kapısını açan Gazi'yle tanışırlar. Kendilerine bu şansı veren insana ve vatana olan gönül borçlarıyla, yeni bir hayat kurabilmenin umuduyla var güçleriyle çalışırlar. Yaşadıkları zorluklar, hep misafir gibi, hiçbir yere ait değilmiş gibi hissetmeleri ama asla umutlarını ve inançlarını kaybetmemeleri göz dolduruyor. Türkiye'nin yakın tarihine de ışık tutan Kanadı Kırık Kuşlar, Ayşe Kulin'in yalın ama dokunaklı anlatımıyla da zenginleşiyor.
"İnsan zihninin harikulade yaratıcı ürünü edebiyat, yeni şartlara uyum sağlayarak hangi formlara bürünürse bürünsün sonsuza dek hayatımızın bir parçası olacak ve hayatlarımızı zenginleştirecek."
"Büyük edebi eserler hiçbir zaman tükenmez; onları büyük kılan özelliklerden biri de budur. Onları ne kadar çok okursak okuyalım, bize her zaman yeni bir şey sunmayı başarırlar."