Bazen böyle oluyordu işte; kafasının içindeki gürültü sesini yutuyordu. Düşünceler konuşmasına izin vermiyordu sanki, bir halat gibi boğazına sarılmış; çoğaldıkça çemberini daraltan, katil düşünceler… Düşünmek istemediği hâlde aklından çıkmayan düşünceler.
Üstüne toprak atıp derine gömse de bazen yağ gibi çöktüğü suyun üzerine çıkmanın elbet bir yolunu bulan düşünceler.