..karanlığın içinde denize yağmur yağdığını gördüm. Uçsuz bucaksız sulara usul usul yağıyordu, etrafta bunu görecek kimse yoktu. Damlalar deniz yüzeyine vuruyor ama balıklar bile yağmurun yağdığını bilmiyordu.
Kendimi sürekli başka biri olmaya uğraşıyormuş gibi hissediyorum. Yeni bir yer bulmaya, yeni bir hayata başlamaya,
yeni bir ben olmaya çalışıyorum sanki. Bu büyümenin bir parçası sanırım, aynı zamanda kendini yeniden keşfetme çabası. Yeni bir ben olarak her şeyden kurtulabilirdim. Kendimden kaçabileceğime cidden inandım çabalamaya devam
ettiğim sürece. Ama hep sonunda dibe vurdum. Her nereye gidersem gideyim karşımda hep kendimi buldum. Eksikler
olduğu gibi kaldı. Aynı eksik parçalar asla doyuramayacağım bir açlıkla üstüme geliyordu. Galiba beni tanımlayan şeyler
bu noksanlıkların ta kendisiydi.
Bazen sana baktığımda, çok uzak bir yıldıza bakıyormuşum gibi hissediyorum "Göz kamaştırıcı fakat on milyonlar-ca yıl öncesinden gelen bir ışık. Hatta belki de yıldız artık yok. Yine de bazen o ışık bana her şeyden daha gerçek görünüyor."
..seni tekrar görecek miyim?
"Muhtemelen" diye yanıtladı. Yüzüne bir gülümseme yayıldı. Rüzgarsız bir günde göğe yükselen bir nefeslik duman
gibiydi. "Muhtemelen."