İlayda

..karanlığın içinde denize yağmur yağdığını gördüm. Uçsuz bucaksız sulara usul usul yağıyordu, etrafta bunu görecek kimse yoktu. Damlalar deniz yüzeyine vuruyor ama balıklar bile yağmurun yağdığını bilmiyordu.
Sayfa 187·Kitabı okudu
Reklam
Kendimi sürekli başka biri olmaya uğraşıyormuş gibi hissediyorum. Yeni bir yer bulmaya, yeni bir hayata başlamaya, yeni bir ben olmaya çalışıyorum sanki. Bu büyümenin bir parçası sanırım, aynı zamanda kendini yeniden keşfetme çabası. Yeni bir ben olarak her şeyden kurtulabilirdim. Kendimden kaçabileceğime cidden inandım çabalamaya devam ettiğim sürece. Ama hep sonunda dibe vurdum. Her nereye gidersem gideyim karşımda hep kendimi buldum. Eksikler olduğu gibi kaldı. Aynı eksik parçalar asla doyuramayacağım bir açlıkla üstüme geliyordu. Galiba beni tanımlayan şeyler bu noksanlıkların ta kendisiydi.
Sayfa 183·Kitabı okudu
Hacime, seni çok sevdim ama kitabın sonlarına doğru (174. sayfada) kendimi artık tutamayıp sana hayali bir tokat attım. Özür dilerim.
Bazen sana baktığımda, çok uzak bir yıldıza bakıyormuşum gibi hissediyorum "Göz kamaştırıcı fakat on milyonlar-ca yıl öncesinden gelen bir ışık. Hatta belki de yıldız artık yok. Yine de bazen o ışık bana her şeyden daha gerçek görünüyor."
Sayfa 151·Kitabı okudu
..seni tekrar görecek miyim? "Muhtemelen" diye yanıtladı. Yüzüne bir gülümseme yayıldı. Rüzgarsız bir günde göğe yükselen bir nefeslik duman gibiydi. "Muhtemelen."
Sayfa 86·Kitabı okudu
Reklam