Hiçbir şey zekâyı tutkulu bir kuşku kadar bileyemez. Hiçbir şey olgunlaşmamış bir zihnin bütün olanaklarını karanlıkta kaybolan bir iz kadar harekete geçiremez. Bazen çocukları bizim gerçek addettiğimiz dünyadan ayıran sadece incecik bir perdedirve rastlantısal bir rüzgârla açılıverir.
Masaldaki prensesin , sarayının bütün odaları içinde , kapısı gümüş anahtarla kilitlenmiş olan bir tanesine girmemesi gerekiyordu , ama o yine de girip kendi felaketini hazırlıyordu. Kendi kaderi de böyle değil miydi , yasak olan onu da baştan çıkarıp felakete sürüklememiş miydi ?