ADEM BİLİR

ADEM BİLİR
@adembi
Tek bir ömre sığmayan ruhumu, başkalarının hikayeleriyle genişletiyorum. İyi edebiyatın, gerçeği kurgudan daha net anlattığına inanırım. Altı çizili cümlelerim, yaşanmışlıklarımdan fazladır. Bitmeyen bir anlam avındayım.
Banka
Lisans
Ankara
İstanbul, 1983
6 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
İplerimiz Kimin Elinde?
9/10
·130 syf.··
2026 7. kitabı
Kitabı zaman darlığı nedeniyle Storyel üzerinden sesli olarak dinledim ama en kısa sürede kesinlikle okuyacağım. Twain'in insanı sadece dışarıdan aldığı etkiyle çalışan bir makineye benzetmesi, bizdeki o meşhur kadercilik anlayışının aslında ne kadar teknik bir açıklaması olduğunu düşündürdü. Özgür irade sandığım şeyin, aslında sadece dış etkenlerin beni programlaması olduğunu okuyunca "kararlarımın ne kadarı gerçekten benim?" diye sorgulamadan edemedim. Sanki yazar, toplumumuzdaki "el ne der" baskısının aslında bizi çalıştıran (ya da bozan) ana yazılım olduğunu yüzümüze vurmuş.
İnsan Nedir?Mark Twain · Alfa Yayınları · 202119bin okunma
Reklam
Durgun ve Heyecansız Bir Anı
3/10
·160 syf.··
2026 6. kitabı
Kitabın dili o kadar sade ki, bu sadelik bir noktadan sonra metni tamamen tekdüze bir hale getirmiş. İki yaşlı karşı cins insanın günlük rutinlerini ve geçmiş anılarını okumak bana ne bir heyecan ne de beklediğim o hüznü hissettirebildi. Açıkçası, bitirdiğimde üzerine kafa yoracağım veya hayatıma katabileceğim hiçbir derinlik bulamadım; benim için oldukça düz bir okuma deneyimiydi.
Ruhların SonbaharıKent Haruf · Dedalus Kitap · 20261,196 okunma
Büyülü Bir Fikir, Hızlı Bir Tedavi
6/10
·192 syf.··
2026 4. kitabı
Profesör Do’nun kliniğindeki o gizemli hava ve ruhun ölçülebilir bir şey olması fikri kesinlikle çok yaratıcıydı. Yazarın kurduğu dünya oldukça sinematografik olsa da, karakterlerin sorunlarıyla yüzleşme süreçlerinin biraz yüzeysel kaldığını hissettim. Beklentim daha derin bir psikolojik kazı yapılmasıydı, ancak kitap daha çok biraz fazla genç işi hissettiren, beklediğimden daha hafif bir tonda ilerledi. Yine de kurgunun orijinalliği ve akıcılığı sayesinde elinizden bırakamıyorsunuz. Derin bir edebi lezzetten ziyade, zihni dinlendiren fantastik bir kaçış arayanlar için doğru bir tercih.
Profesör Do'nun Göz KliniğiYoonha Byun · Nora Kitap · 20251,107 okunma
Süt Beyazı Bir Mahşerde, Vicdanın Son Sığınağına Yolculuk
9/10
·368 syf.··
2026 3. kitabı
José Saramago, noktalama işaretlerini reddederek kuralları yıktığı bu eserinde, okuru sadece bir hikayenin değil, süt beyazı bir kaosun tam ortasına, savunmasızca bırakıyor. 'Karanlık' zannettiğimiz körlüğün aslında bembeyaz bir ışık seli olduğunu anladığınızda; sadece gözlerin değil, medeniyet dediğimiz o ince cilalı kabuğun da nasıl bir anda çatlayıp dökülebileceğini dehşetle izliyorsunuz. İnsanın hayatta kalma güdüsüyle ne kadar vahşileşebileceğini yüzümüze çarpan yazar, bu çürümenin ortasında 'gören' tek kişi olmanın getirdiği o ağır vicdani yükü omuzlarımıza bindiriyor. Ancak bu distopik cehennemde bile, bir kadının (doktorun karısı) tükenmeyen şefkati, bize insan kalabilmenin fiziki bir yetenek değil, ahlaki bir tercih olduğunu sarsıcı bir dille hatırlatıyor. Kitap bittiğinde, dünyaya artık sadece 'bakan' değil, görünenin ardındaki çıplak gerçeği 'gören' biri olarak dönüyorsunuz
KörlükJosé Saramago · Can Yayınları · 2015132,1bin okunma
Vuslatı Olmayan Sürgünlerin Lirik Direnişi
9/10
·192 syf.··
2026 2. kitabı
Zülfü Livaneli, bir ülkenin en çalkantılı dönemlerinden geçerken, aşkın ve inancın nasıl sarsılmaz bir sığınağa dönüştüğünü Simonov’un o meşhur dizeleriyle harmanlayarak anlatıyor. Sadece kavuşmayı bekleyen iki aşığın değil, özgürlüğü ve onuru bekleyen bir kuşağın hikayesi bu; beklemenin pasif bir duruş değil, aksine en büyük direniş olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Roman, siyasi baskıların ve coğrafi sınırların bedeni hapsedebileceğini ama insan ruhundaki o umut kırıntısını asla yok edemeyeceğini sarsıcı bir dille hatırlatıyor. Sayfalar ilerledikçe kendi vicdanınızla baş başa kalıyor; tarihin acımasız çarkları arasında ezilen hayatların, sevgiyle nasıl yeniden anlam kazandığına şahit oluyorsunuz. Kitabı kapattığınızda içinizde kalan o melankoli, aslında kaybolanlara yakılmış bir ağıt değil, insan onuruna duyulan derin bir saygıya dönüşüyor. "Sen beklersen, o bekleme gücü beni ölümden korur, mermilerden sakınır" Simonov
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,3bin okunma
Reklam