"Ne mermer, ne de yaldızlı anıtları prenslerin, uzun yaşayacaklar benim şiirimden, o göz alıcı parlaklığına, sadece sen ışıldayacaksın aralarında, yerle bir ettiğinde hırpani zaman, en koca anıtları bile, ne mars'tır onun kılıcı, ne de savaşın sıcak ateşi, yok edebilir şiirimde senin canlı anılarını. Yürü, övgülerini bulacaksın orada, tüm kuşaklar gözünün önünden gerçerken bile, dünyanın son gününde hepsinin gözünde. O mahşer günü kendin canlanana kadar yaşayacaksın, işte sen şiirimde ve sevenlerin gözlerinde yaşayacaksın.'