İnsanın akıl ve fikir meydanı öyle bir vüs'attedir ki, ihâtası mümkün değildir; ve o kadar dardır ki, iğneye mahal olamaz. Evet, bâzen zerre içinde dönüyor, katre içerisinde yüzüyor, bir noktada hapsoluyor. Bâzen de, âlemi bir karpuz gibi eline alır ve kâinatı misâfireten getirir, akıl odasında misâfir eder. Bâzen d o kadar haddini tecâvüz eder, yükseğe çıkar ki; Vacib-ül Vücudu görmeye çalışır. Bazen de küçülür, zerreye benzer. Bazen de semâvat kadar büyür. Bazen de bir katreye girer. Bazen de fıtrat ve hilkati içine alır...
Geçmişte yaşadığın olayı değiştiremezsin, fakat yaşadığın olayla bağını ve olaya karşı bakış açını değiştirerek kendini dönüştürebilirsin. Geçmiş değişmemiş, aynı kalmıştır ama senin üzerindeki etkisi böylece değişmiş olur. Birçok fobinin ve travmanın iyileşme anahtarı buradadır.
...ağızdan çıkan her söz bir titreşim oluşturur ve bu titreşim bir eylem başlatır. Sistem senden çıkan sözlerin frekanslarını gerçekleştirmek üzere, senin emrini almıştır.