iki kere ikinin dört ettiğini bilmek mühim bir tecrübe, bir nevi mihenkti. Fakat o birden birden bire bu miyarın da doğruluğundan şüpheye düştü.
“ hakikaten dört mü eder acaba, dedi, ya ikilerden herhangi biri kesirliyse…”
Görülmeyen şeyler gören, işletilmeyen şeyleri işiten ve bir hayalin, bir gölgenin içinde yeni bir tasavvufun imkanlarındaki hudutsuzlukla kainatı idrak eden bir insan sıfatıyla eğlenecekti.