Adil

Kurbanların kalbi çeşitli tanrılara güç veya güneşe yeni kan verirdi- çoğunluk bu amaç için kurban edilmiştir-. Söz konusu güneş ve yaşamın devamlılığı olduğu için, kurban edilmek de bir “onur”du, ve kurban edilmekten kaçmayı başarabilen esirler kendi halkları tarafından acımasızca öldürülürdü. En acımasız ve korkunç ibadetler yağmur tanrıları adına yapılanlardır. Yılın ilk bayramında çocuklar kurban edilirdi. Çocukların bir anatomik özelliği onların kaderini belirliyordu; başlarında iki perçem olması gerekliydi, ayrıca “iyi işaretler” veren bir tarihte doğmuş olmalıydılar. Bu tip çocuklar her yerde aranır ve iyi para karşılığı satın alınırlardı, çünkü yağmur tanrıları kurbanları memnuniyetle kabul eder ve karşılığını verirdi. Kurban edilen çocuklar, ilk kurban yerinin isminden dolayı "kartal dağı" olarak adlandırılırlardı. Aynca başka yerlere göre de isim alırlardı, ama Tepetzinco’daki kurban yerinde can veren kız çocuklarına "rüzgar ve yağmur tanrısı" denirdi. Tüm kurban edilenlerin kalbine “Kartalın değerli kaktüs meyvası” adı verilirdi.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Tarih
Adil
“onları,kurban edilecek yerde bulunan quetzal tüyleriyle kaplı tahtırevanlar üzerinde taşırlar ve onlar için müzik çalarlar. Çok acıklıdır, herkes onlar için ağlar, herkes hüngür hüngür ağlar; herkesi kedere boğarlar, insanlar onlar için üzülürler." “çocuklar ağlarlar, gözyaşları hızla süzülür, eğer gözyaşları kirpiklerine takılıp kalırsa, o zaman denir ki; Yağmur yağacak’ onların gözyaşları yağmur demektir” Ve acımasızca devam eder: “herkes buna çok sevinir, herkes mutlu olur denir ki; ‘yağmur yağmaya başlayacak, çok yakında yağmura kavuşacağız’” (syf:67)
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanlar nefret ediyor gibiydiler Birbirleriyle. Yine de aynı gece Birbirlerinin üzerlerini Örtüyorlardı.
1000Kitap
Adil
#161919146
“Beni kınama, kınanmak benden uzaktır. Allah’ım beni koru, ben yalnızım. Bu hitabımın hükmünü isteyenler okuyun ve bilin ki ben şehidim!” (*Hallac-ı Mansur) 🎥Çöl İşaretçileri - Nacer Khemir
Sinema
Adil
"Her gün kendi yükünü getirir."
“Beni kınama, kınanmak benden uzaktır. Allah’ım beni koru, ben yalnızım. Bu hitabımın hükmünü isteyenler okuyun ve bilin ki ben şehidim!” (*Hallac-ı Mansur) 🎥Çöl İşaretçileri - Nacer Khemir
Sinema
Adil
“Ey kavmim! Beni yalnız bıraktınız. Size göre, ölümüm mubahtı. Beni kadere terk ettiniz ve silahlarınızı çektiniz.” (*Hallac-ı Mansur)
"Kutsal Engisizyonu" bulan sadece hıristiyanlıktı. Bu zulüm ve işkence kurumunun eşine hiçbir dinde raslanmaz. Engizisyon yedi yüz yıl içinde yüzbinlerce insanı "dinden ve doğru yoldan sapmış" ve "sihirbaz" diye ateşte yakmış, yüzbinlerce insanı da buna yakın cezalara çarptırılmıştır. Hıristiyanlığın bunca övülen "insanlığına" rağmen, Engizisyon, ancak Napoleon Bonaparte tarafından l800'de İtalya'da, l808'de İspanya'da kaldırıldı, sonradan tekrar getirilmeğe çalışıldı. Hristiyan kilisesinin bilime karşı giriştiği tutucu ve amansız mücadele Avrupa tarihinin en utanç verici olayıdır. Ama bu olay bugüne kadar ciddi bir şekilde incelenip aydınlatılmamıştır. Kilisenin kültürlü insanları manevi ve ahlaki bakımdan serseme çevirmesini şu olay gayet güzel anlatır: Birinci Paylaşım Savaşındaki emperyalist insan kıyımı sırasında Alman hıristiyanlar: "Tanrım, İngiltere'yi cezalandırın!" diye dua etmişler, İngilizler, Fransızlar, Ruslar insan öldürmek suçunu işlemekte kendilerine yardım etmesi için Sevgi tanrılarına, aynı duada bulunmuşlardı.
Felsefe
Adil
Aklıma Er Ryan'ı Kurtarmak filmindeki şu replik geldi: "Tanrı bizim yanımızdaysa onların yanındaki kim?"