Adil

Adil
@adlgck
313 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Arzular vardır bilirsin anlatılamaz.
Edebiyat
"Eskisi gibi kalsaydın ne olurdu Taptaze, ıpılık, kar gibi beyaz Keder sana yakışmıyor gül biraz."
👏👍
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Ben, oyumu muhtemelen doğru olduğunu düşündüğüm şeyden yana kullanırım ama sonuçta kazananın doğru olup olmayacağı benim için hayati önem taşımaz. Bu işi çoğunluğa bırakmayı seve seve kabul etmişimdir. Bu da bana çıkarcılığın sınırlarını asla aşmama yükümlülüğü getirir. Oylarını doğrudan yana kullananlar bile onun için hiçbir şey yapmış olmazlar. Oy vermek demek, sadece doğrunun üstün gelmesi yönündeki arzumuzu zayıf bir biçimde bildirmek demektir.
Sayfa 16·Kitabı okudu
1000Kitap
Biz oyumuzu en doğru dans ettiğini düşündüğümüz şeyden yana kullanırız. Maarem beyciğim şey dediğim için kızmasın😅
Kurbanların kalbi çeşitli tanrılara güç veya güneşe yeni kan verirdi- çoğunluk bu amaç için kurban edilmiştir-. Söz konusu güneş ve yaşamın devamlılığı olduğu için, kurban edilmek de bir “onur”du, ve kurban edilmekten kaçmayı başarabilen esirler kendi halkları tarafından acımasızca öldürülürdü. En acımasız ve korkunç ibadetler yağmur tanrıları adına yapılanlardır. Yılın ilk bayramında çocuklar kurban edilirdi. Çocukların bir anatomik özelliği onların kaderini belirliyordu; başlarında iki perçem olması gerekliydi, ayrıca “iyi işaretler” veren bir tarihte doğmuş olmalıydılar. Bu tip çocuklar her yerde aranır ve iyi para karşılığı satın alınırlardı, çünkü yağmur tanrıları kurbanları memnuniyetle kabul eder ve karşılığını verirdi. Kurban edilen çocuklar, ilk kurban yerinin isminden dolayı "kartal dağı" olarak adlandırılırlardı. Aynca başka yerlere göre de isim alırlardı, ama Tepetzinco’daki kurban yerinde can veren kız çocuklarına "rüzgar ve yağmur tanrısı" denirdi. Tüm kurban edilenlerin kalbine “Kartalın değerli kaktüs meyvası” adı verilirdi.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Tarih
“onları,kurban edilecek yerde bulunan quetzal tüyleriyle kaplı tahtırevanlar üzerinde taşırlar ve onlar için müzik çalarlar. Çok acıklıdır, herkes onlar için ağlar, herkes hüngür hüngür ağlar; herkesi kedere boğarlar, insanlar onlar için üzülürler." “çocuklar ağlarlar, gözyaşları hızla süzülür, eğer gözyaşları kirpiklerine takılıp kalırsa, o zaman denir ki; Yağmur yağacak’ onların gözyaşları yağmur demektir” Ve acımasızca devam eder: “herkes buna çok sevinir, herkes mutlu olur denir ki; ‘yağmur yağmaya başlayacak, çok yakında yağmura kavuşacağız’” (syf:67)
İnsanlar nefret ediyor gibiydiler Birbirleriyle. Yine de aynı gece Birbirlerinin üzerlerini Örtüyorlardı.
1000Kitap
“Beni kınama, kınanmak benden uzaktır. Allah’ım beni koru, ben yalnızım. Bu hitabımın hükmünü isteyenler okuyun ve bilin ki ben şehidim!” (*Hallac-ı Mansur) 🎥Çöl İşaretçileri - Nacer Khemir
Sinema
"Her gün kendi yükünü getirir."