ALESYA

ALESYA
(Audaces fortuna juvat)
Türkiye bize metres gibi davranıyor (İsrail Başbakanı)
David Ben Gurion, Başbakan Adnan Menderes ve Türkiye’nin o günlerde ilişkiye yaklaşımını şöyle özetlemiştir: “Türkiye bize metres gibi davranıyor. Hâlbuki evlendik. Evliliğimizi bir türlü açıklamıyor..." İki ülke arasındaki ilişkiler ilk başlarda istihbarat alanında yürütüldü. Adnan Menderes hükümeti, Arap dünyasından çekindiği için istihbarat alanının, ilişkilerin gizli kalması açısından en uygun alan olduğuna inanıyordu.
David Ben Gurion (İsrail'in ilk başbakanı ve İsrail Devleti'nin kurucusudur. Osmanlı vatandaşıdır)·Kitabı okudu
Reklam
Türk- İsrail ilişkileri
Türk- İsrail ilişkileri, genelde ‘derin devlet’ler arasında yürütülen ilişkilerdi. Türk - İsrail ilişkileri 1949 yılında Türkiye’nin, İsrail’i tanıyan ilk ve tek Müslüman ülke olmasıyla şekillenmişti. Türk - İsrail ilişkileri, bazen gizli kapaklı, bazen de açıkta yürütülen bir ilişkidir.
ABD, İsrail ve Türkiye
NeoCon’lar, gerek Saddam’ın devrilmesi ve gerekse de Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesi konusunda İsrail’in olduğu kadar Türkiye’nin de büyük önem taşıdığı inancındaydılar. ABD, İsrail ve Türkiye, "yenidünya düzeni" olarak gördükleri oluşumda vazgeçilmez oyunculardı.
Amerika’nın ‘dünya polisi’ hayalleri
Richard Perle başkanlığında bir ekip tarafından kaleme alınan rapor ‘Net Kırılma’ başlığı altında İsrail’in bundan böyle izleyeceği stratejideki ana hedefleri belirliyordu. 6 sayfalık raporun ana hatlarında, Oslo Barış Süreci’nin reddedilmesi, Filistin direnişine karşı sert tedbirlerin getirilmesi ve daha da önemlisi, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nin İsrail tarafından ilhak edilmesini ve yerleşime açılmasını öngörüyordu. Rapor, İsrail için o kadar önemliydi ki, büyük bir bölümü, iki gün sonra Washington’u ziyaret eden ve ABD Kongresi Genel Kurulu’nda bir konuşma yapan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun konuşma metnini teşkil ediyordu. Raporda, Türkiye ve Ürdün’e özel ilgi veriliyordu. İsrail’in, bu iki ülke ile yakınlaşmasının önemi vurgulanırken, Suriye’nin de böylece çevreleneceği ve kımıldama imkânı olmayacağı belirtiliyordu. Bu rapordan hemen sonra NeoCon’lar daha organize bir hareket içine girdiler ve ‘Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi’ni (Project for New American Century) oluşturdular. Proje, Amerika’nın ‘dünya polisi’ olması gerekliliği üzerinde duruyor ve bunun da Irak ve Saddam Hüseyin’le başlamasını öngörüyordu
Baba Bush'tan “Kuveyt’i kurtarmaya başladık”
2 Ağustos 1990 günü saatler 02.00’yi gösterirken Irak kuvvetleri, sınırı geçerek Kuveyt topraklarına giriyor ve ardından Saddam Hüseyin, bu küçük ama petrol zengini ülkeyi Irak’ın bir vilayeti ilan ediyordu. Irak’ın bu işgal hareketi, Ortadoğu’da 20. yüzyılın sonuna yaklaşılırken, büyük bir savaşın başlamasına neden oldu. ... 17 Ocak’ta saatler 02.00’yi gösterirken Amerikan savaş uçakları Bağdat’ı bombalamaya başladı. “Çöl Fırtınası” adı verilen harekâtta Bağdat alevler içinde kalırken, ABD Başkanı George Bush, dünyaya “Kuveyt’i kurtarmaya başladık” mesajını veriyordu. ... Irak’ı bombalayan ilk uçaklar, 16 Ocak’ı 17 Ocak’a bağlayan gece yarısı saat 24.00’da Suudi Arabistan’ın Riyad Havaalanından havalanmıştı.
Reklam