ALESYA

ALESYA
(Audaces fortuna juvat)
dağda sığır gibi kullanılan adamlar
Şehirde aktif provokatörler varken; iki kelimeyi bir araya getiremeyen, silahtan başka birşey bilmeyen ve dağda sığır gibi kullanılan adama ne gerek var? Milisin aktif olduğu yerde terörist asla içeri giremez! Zaten milisin görevi; böylesi toplumsal olayların ve provokasyonların yaratılmasıdır. Kaldı ki, yakalanan şahısların birçoğunun çevre il, ilçe ve köylerden olduğu ortaya çıkmıştır. Eğer milisler içerideki güvenlik güçlerini etkisiz hale getirebilseydi, teröristler mevzilerinden çıkıp şehri tümden işgal edeceklerdi...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
militan olup olmadığı tartışması
Olaylar sona erdikten sonra, yakalanan kişilerin militan olup olmadığı tartışması başlıyor. İşe bakın! Devletin bir vilayetinde günlerce karşılıklı olarak silahlar patlayacak, resmi binalar ve sivillere ait evler hasar görecek, güvenlik güçleri ve sivil kişilerden, insanlar ölecek ve yaralanacak, bütün bunlara rağmen, yakalanan kişilerin militan olup olmadığı tartışması yapılacak!..
gereğini yaptığına inanmıyoruz!
19 Ağustos olayları; PKK'nın 15 Ağustos 1984 yılında Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla başlattığı "gerilla" hareketi ve 1986 yılında gerçekleştirilen 3. Kongre kararıyla adı, ARGK ( Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu) olarak değiştirilen HRK (Kürdistan Kurtuluş Güçleri)'nin kuruluş yıldönümünün bir kutlamasıdır. 20 yılı aşkın bir süredir "organize suçlarla mücadele eden devletin", bu yıldönümlerinden bir hafta öncesi ve sonrasında mutlaka olaylar yaratmak istendiğini bilmesi gerekmiyor mu? Bildiğine inanıyoruz ama gereğini yaptığına inanmıyoruz!
halkın kaderini belirleyen makamları işgal etmeyin
"Karşı güç ve odakların gittikçe su yüzüne çıktığı bir ortamda istihbarata dahi gerek kalmayacak durumlar göz önünde iken; "istihbarat zayıf, istihbarat yok" beyanlarını vererek, bu işin sorumluluğunu omuzlarında hissetmeyenlere ya da topu ayağından çıkaranlara halk olarak çıkar sorarız: "Madem istihbarat yok, bu tür olayların yaratıldığı yıl dönümlerinden haftalarca önce yaratılan sendromlar neyin nesi? Türkiye'de yaşayan bütün halk; 21 MART, 1 MAYIS, 15 AĞUSTOS, 27 KASIM tarihlerinin PKK için önemli yıldönüm tarihleri olduğunu biliyor da siz bilmiyor muydunuz? Bilmiyorsanız, halkın kaderini belirleyen makamları işgal etmeye hakkınız var mı?"
Şırnak olayları 18-19 ağu,
18-19 Ağustos gecesi başlayan ve daha sonraki günlerde de devam eden Şırnak olaylarıdır. Şırnak olayları ibretle ele alınıp değerlendirilmelidir. Üzerinde iyi düşünülmeli, APO ve işbirlikçilerinin, Kürt insanına reva gördüğü bu provokasyonlara dikkat edilmelidir. Bu asalak güruh, bir yandan güvenlik güçlerine saldıracak, çalışamaz hale getirecek, bilgi akışını engelleyecek, araştırma yapmasına mani olacak, devlete bilgi veren, selam veren insanları örgüte gammazlayacak, öldürtecek sonra da; "Kürdistan gerillaları bir ihbarcıyı, devletle ilişkisi olan birini öldürmüş" diye poposuna kına yakacak, diğer yandan güvenlik güçleri faili meçhul cinayetleri açığa çıkarmıyor diye feryat edecek...!