ALESYA

ALESYA
(Audaces fortuna juvat)
Ersever bugün yaşasa ne derdi acaba bugün olanlara
APO şarlatanı ve işportacı Celal TALABANİ'nin ateşkes soytarılığı ile ilgili olarak meydana gelen gelişmeler, bu konulardaki yaklaşımımızın doğru olduğunu birkez daha ortaya koymuştur. Özetleyecek olursak; 1. T.C. kendi kendine, olmayan bir Kürt sorununu dert edinmektedir.    2. Halen PKK ile mücadeleye ilişkin bir strateji oluşturamamıştır.    3. T.C.'yi yönetenler, Celal TALABANİ'nin tezgâhladığı ateşkes soytarılığından medet ummaktadırlar ve bu sayede APO iti artık devlet yöneticileri tarafından “Abdullah ÖCALAN” olarak telafuz edilmektedir.    4. 1993 yılı itibariyle Türkiye'de bir Kürt siyasi cephesi oluşturulmaya başlanmıştır. Terörle mücadelede başarılı olduklarını iddia edenler uykularına devam ededursunlar bakalım... Birgün Kemal BURKAY uçağa atlayıp Ankara'ya indiğinde ve bu siyasi cephenin başına geçtiğinde belki uyanıverirler.    5. T.C. yöneticileri Kuzey Iraklı Kürtler'in SİMSARI ve bizim işportacı olarak nitelediğimiz Celal TALABA-Nİ'yi neredeyse resmi temsilci ilan edecekler. Yöneticiler;   Lütfen Kuzey Irak'a yani Kürdistan Özerk Bölgesi denen yere 2-3 tane (tabii varsa) işbilen adam göndererek Kürt halkının Celal TALABANİ'yi isteyip istemediğini bir öğreniverin.    6. TALABANİ'nin şerrinden kurtulmak için; Kuzey Iraklı Kürt Partileri, önce YEKGIRTIN (Kürdistan Birlik Partisi) adı altında birleştiler ve şimdi de bu partiler, Mesut BARZANİ'nin I-KDP'si ile birleşme çabaları içindeler. Nisan-1993'deki Kürt hükümeti değişikliğiyle Celal TALABANİ, Başbakan Fuat MASUM'u görevden aldı ve yerine T.C.'nin Kuzey Irak harekâtı sırasında HAKURK cephesinde PKK ile anlaşan Peşmerge komutanı KÖSRAT'ı Başbakan yaptı. Bu T.C.'ye birşey ifade ediyor mu?    7. Bütün bu gelişmeler olurken, T.C. Kuzey Irak'taki Türkmenlerin ezilmesine daha ne kadar göz yumacaktır? Irak
Sayfa 1 - ACE·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

ALESYA

, bir kitap okudu
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2025 46. kitabı
Murat Ağırel
8.8/10 · 241 okunma
Ağırel'den Sonsöz
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 17:01
Yolsuzluk, bazılarına diğerlerinden daha fazla çıkar sağladığı ve kamu kaynaklarının ve hizmetlerinin haksız dağılımına yol açtığı için ekonomiyi, yasal ve siyasal düzeni bozar. Sonuç olarak, yolsuzluk yoksulluğu kat kat artırmakta ve yoksulluk yaratmaktadır. Fakirliğimizin temel sebebi yolsuzluktur. Son 20 yılda binlerce zengin ortaya çıkarken nasıl oldu da milyonlar fakirleşti sanıyorsunuz? Ankara özelinde düşünelim... Sadece yolsuzluk mu? 15 Temmuz günü halkın üzerine ateş açan, TBMM'yi bombalayan FETÖ mensuplarını besleyen, büyüten, mali açıdan her isteklerini yerine getiren hatta iddiaya göre Belediyeyi onlara teslim edenlere ne diyeceğiz? Ve bu kişiler hâlâ sıkılmadan ona buna FETÖ'cü, şucu bucu diye ithamlarda bulunuyor. Büyük önder Atatürk'ün dediği gibi tek rehberimiz "akıl ve bilim" olmalı. Oysa yüzyıllardır, asalaklar ve çıkarcılar, ne zaman fırsatını bulsalar din ve hamaset ile devletin kaynaklarını sömürmeye çalışıyorlar. Bugün işlerine gelmeyen herkesi hainlikle suçluyorlar. Neredeyse muhalefet eden herkesi suçlu ilan ediyorlar. İnançları kendi siyasi emellerine alet edip "salt iktidar ve güç" için pervasızca dinbazlık yapanlar asıl onlar... İnançları kullanarak ve sömürerek bu cemaat ve tarikatların devlete sızmasına izin verenlerin, onlara "ne istedilerse verenlerin" hiç mi günahı yok? Yıllarca FETÖ ile ortaklık yapanlar, sıradan halka FETÖ için referans olanlar, yurttaşlara FETÖ'nün abilerini, dershanelerini, okullarını, şirketlerini, medyasını, kurumlarını adres gösterenler, devleti paylaşamayıp çıkan kavga ile ortaklık bitince mağduriyet yaygarası yapanlar hep aynı kişiler... Aynı zihniyetin ortak yolcuları... Yani sorun bir tane değil. Ama kesin bir şey var: Bizler ço­ğunlukla orta halli ve yoksul insanlarız. Tek amacımız ve isteğimiz kimseye
VurgunMurat Ağırel · Kırmızı Kedi · 2021241 okunma
Din Tüccarları
İnsanların "milli" ve "dini" hassasiyetlerini kullanarak bu dünyayı kendileri ve yandaşlan için cennete, doğru dürüst yaşayan insanlar için cehenneme çeviren bu din tüccarları her dönemde halkın sırtına bir sülük gibi yapıştılar, yapışmaya devam edecekler. Asıl olan, halkın bu duyguları kullanarak kendisinin sömürülmesine izin vermemesidir.
Gökçek dönemine ait 3 katrilyonluk dosya
Her zaman söylüyorum; Melih Gökçek dönemindeki usulsüzlükler akademik bir inceleme konusu olacak kadar yegâne ve tuhaftır. Şu anda savcılann önünde "3 katrilyonluk kamu zararı ve usulsüzlüğe" dair dosya bekliyor. Elbette Gökçek dönemine ilişkin... Soruşturulur ve doğrusu ortaya çıkarılır mı? Zaman gösterecek.