Yolsuzluk, bazılarına diğerlerinden daha fazla çıkar sağladığı ve kamu kaynaklarının ve hizmetlerinin haksız dağılımına yol açtığı için ekonomiyi, yasal ve siyasal düzeni bozar.
Sonuç olarak, yolsuzluk yoksulluğu kat kat artırmakta ve yoksulluk yaratmaktadır. Fakirliğimizin temel sebebi yolsuzluktur.
Son 20 yılda binlerce zengin ortaya çıkarken nasıl oldu da milyonlar fakirleşti
sanıyorsunuz? Ankara özelinde düşünelim... Sadece yolsuzluk mu?
15 Temmuz günü halkın üzerine ateş açan, TBMM'yi bombalayan FETÖ mensuplarını besleyen, büyüten, mali açıdan her isteklerini yerine getiren hatta iddiaya göre Belediyeyi onlara teslim edenlere ne diyeceğiz?
Ve bu kişiler hâlâ sıkılmadan ona buna FETÖ'cü, şucu bucu diye ithamlarda bulunuyor.
Büyük önder Atatürk'ün dediği gibi tek rehberimiz "akıl ve bilim" olmalı.
Oysa yüzyıllardır, asalaklar ve çıkarcılar, ne zaman fırsatını bulsalar din ve hamaset ile devletin kaynaklarını sömürmeye çalışıyorlar.
Bugün işlerine gelmeyen herkesi hainlikle suçluyorlar. Neredeyse muhalefet eden herkesi suçlu ilan ediyorlar.
İnançları kendi siyasi emellerine alet edip "salt iktidar ve güç" için pervasızca dinbazlık yapanlar asıl onlar...
İnançları kullanarak ve sömürerek bu cemaat ve tarikatların devlete sızmasına izin verenlerin, onlara "ne istedilerse verenlerin" hiç mi günahı yok?
Yıllarca FETÖ ile ortaklık yapanlar, sıradan halka FETÖ için referans olanlar, yurttaşlara FETÖ'nün abilerini, dershanelerini, okullarını, şirketlerini, medyasını, kurumlarını adres gösterenler, devleti paylaşamayıp çıkan kavga ile ortaklık bitince mağduriyet yaygarası yapanlar hep aynı kişiler...
Aynı zihniyetin ortak yolcuları... Yani sorun bir tane değil.
Ama kesin bir şey var: Bizler çoğunlukla orta halli ve yoksul insanlarız.
Tek amacımız ve isteğimiz kimseye