ALESYA

ALESYA
(Audaces fortuna juvat)
bu kitaplar AKP iktidarına dair çok önemli ipuçları verecek
Aslında ilk kitapta da bahsetmiştim. Bu konuyu "Gökçeklerin FETÖ ile olan ilişkisi" diyerek daraltmamalıyız. 30 ya da 40 yıl sonra bu ve benzeri kitaplar dönemin siyaset tarihine ışık tutacak. AKP döneminde neler yaşanmış denildiğinde bir düzeni, bir dönemi anlatacak. AKP iktidarının nasıl işlediğine dair çok önemli ipuçlarını verecek. Bu yüzden belediyedeki örgütsel ilişkileri ve bu açıdan altına imza atılan kararların yetmeyeceğini düşündüm. Yolsuzlukları da araştırdım. Aralarında mahkûmiyet alınan dosyalar olduğu kadar sümen altı edilenler de var.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İhaleler örgüt gelirlerinin vazgeçilmeziydi
Örgütün gelir kaynaklan arasında neler yoktu ki... Borsa spekülasyonları, devlet ihaleleri, teşvik ve hibeler, kamu ihalelerinin örgütle bağlantılı firmalara verilmesi yani "Mutad" uygulaması, örgütle ilişkili firmaların rakipleri hakkında adli veya idari işlemler yaparak piyasanın örgüt firmalarına teslim edilmesi, kurumların gizli kalması gereken finansal ve yatırım planlamaları bilgilerinin ilişkili firmalara sızdırılması, kamu arazi tahsislerinin örgütle ilişkili vakıf, dernek veya eğitim kurumlarına bedelsiz devredilmesi, belediyelerce yapılan imar değişikliklerinin, örgütle ilişkili vakıf, dernek veya şirketler lehine yapılması... Bir de bunlara ek olarak kurumsal gelirleri vardı. Örgüt tarafından iş yapan şirketlerin kazançlarından yüzde 20-50 arasında himmet parası toplanıyordu. İhaleler örgüt gelirlerinin vazgeçilmeziydi. Örgüt, hemen her ihaleden himmetini alacak bir sistem yaratmıştı. Örgüt mensubu kamu görevlileri, devletin ve idarelerin aldığı malı yüksek fiyata alarak ihaleye giren firmanın çok yüksek kâr elde etmesini ve elde edilen yüksek kârın bir kısmının örgüte himmet, bağış şeklinde aktarılmasını sağlamaktaydı. Örgüt, usulsüz dinlemelerle kimin hangi ihaleye ne bedel vereceğini önceden bilerek istediği şirketlerin ihaleyi kazanmasını da sağlayabiliyordu.
FETÖ’nün masonik yapılanması
"Cemaat, ahir zamanın eritici ve öğütücü dalgalarına karşı koruyucu bir sed ve siperdir. Ferdi yaşanan bir Müslümanlıkta, pek çok yanlışlıkların olma ihtimaline karşılık, cemaatleşmede bu ihtimal daha azdır. Ayrıca ferdi yaşayanlar cemaate açılan ve lütfedilen nurani atmosfer ve iklimlerden mahrumdurlar. Cemaatte müşterek hareket vardır ve olmalıdır" diyerek önce mürit topladı,sonra hepsini militanlaştırdı. örgüt mensuplarımn ettiği yemin irdelendiğinde de birlik, beraberlik, masonik kardeşliğe benzeyen ve örgüt jargonunda "uhuvvet" olarak adlandırılan hareket tarzının benimsendiği görüldü.
Örümcek gibi ağını kurdu.
İl imamları bölge imamlarına bağlı olarak faaliyet yürüttü. Bir il imamı o ilin tamamından ve yurtdışmda maddi olarak destek verdiği okullardan sorumluydu. İl imamına; o ile ait kurum imamları ve il mütevelli heyeti doğrudan bağlıydı. İldeki kurum imamlan şehirlerin büyüklüğüne ve bürokrasinin yoğunluğuna göre değişiklik gösterirken, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük illerde kurumlar ile ilgili olarak yapılacak bir faaliyet, Türkiye imamına bağlı olarak hizmet eden o kurumun imamı tarafından bizzat yürütülüyordu. Küçük şehirlerde ise kontrol tamamen il imamındaydı.
O bize lazım
Fethullah Gülen aslında 12 Eylül Askeri Darbesi öncesi hazırlanan gözaltına alınacaklar listesindeydi. Darbe sonrasında hakkında arama kaydı çıkartıldı. O arada vaizlik görevinden sağlık raporları alarak istifa etti. Ancak sıkıyönetim komutanlığınca çıkartılan yakalama emrine rağmen, altı yıl boyunca yakalanmadı. Sonunda 12 Ocak 1986 tarihinde, Burdur'da yakalandı. Sonrasında ise kimler araya girdiyse bir gün sonra serbest bırakıldı. Belli ki devlette bir yerlere "O bize lazım" mesajı gönderilmişti.