ALESYA

ALESYA
(Audaces fortuna juvat)
FETÖ’nün yayın organlarına 375 bin TL KDV hariç
Gökçek, ilk kitapta da bahsettiğim 17-25 Aralık'tan üç ay sonra Gülen yapılanmasına yakın yayın organlarına belediye olarak reklam verdiği suçlamasını da sonunda kabul etti. İfadesinde şunları söyledi: “ANKA Park ve Ankara Bulvarı’nın ulusal televizyon kanallarında tanıtım yapılmasına dair ihalede bahse konu ile toplamı 6 milyon 3 bin TL’dir. İhaleyi PC İletişim almıştır. İlgili firma reyting esaslanna göre bu reklamları Türksat listesinde o gün mevcut 50 adet televizyon kuruluşuna dağıtmıştır. Bunların içinde Samanyolu TV, Kanaltürk, Bugün TV ve STV Haber’e, yani başka bir deyişle FETÖ’nün yayın organlarına 375 bin TL KDV hariç ödeme yapılmıştır. Bu ödemelerin yapıldığı tarihte FETÖnün bir terör örgütü olduğu belli değildir. Dolayısıyla bunlara kaynak aktarma söz konusu değildir. Ankara Büyükşehir Belediyesinin iddiası saçma sapan, sırf suçlama yapmak için uydurulmuş bir iddiadır. Benim (hakkımda) özellikle Mansur Yavaş ve ekibi tarafından yapılan suçlamalar tarafımıza yapılmış en büyük hakarettir.”
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Parsel Parsel
Ankara Gölbaşı'nda yükselen, çirkin mimarisiyle yapılan bir lüks konut projesi var. Aldığım bilgiye göre 17-25 Aralık'tan birkaç ay önce dönemin tüm FETÖ mütevellilerine dağıtılan "Kent İncek" projesinden bahsediyorum. Bu projenin gökdelen olması için yapılan emsal artırımı kararı Belediye Meclisinde 16 Ağustos 2013'te alındı. Karara göre emsali 0.30 olan imar planında "belediyemizin menfaatleri göz önünde bulundurularak yapılaşma koşullarının E:1.40 olacak şekilde talep edildiği" ifadeleriyle değişiklik yapıldı. Yani yüzde 200'den fazla bir rant sağlanarak emsal 0.30'dan 1.40'a yükseltilmişti. Kararın altında kimin imzası vardı? Tabii ki Melih Gökçek'in...
Gökçekin suç dosyalarına takipsizlik veren FETÖcü savcı
Nadir Koç'a, Melih Gökçek'in suçlandığı dosyalara takipsizlik veren firari savcı Şadan Sakınan'ı da sordum. "Şadan Sakınan bu işin tam göbeğinde olan adamdır" diye karşılık verdi ve devamında şunları söyledi: “Takipsizlik verdiği dosyalan bilmiyorum. Ama bu adamın her şeyi yapacağına inanıyorum. Şahsi menfaat için her şeyi yapacak bir adam, FETÖ örgütünün kullandığı bir adam. Kişiliksiz bir adam. Oportünist bir adam. Şadan Sakınan affedersiniz bırakın böyle plan imar değişikliğini filan, böyle namusunu bile peşkeş çekebilecek kapasitede kişiliksiz namussuz birisi. Yani bu karakterdeki bir kişi Ankara'daki birçok FETÖ dosyasını ve belediyedeki ihbarları sümenaltı ediyordu. Duyduklannız ne varsa doğrudur kardeşim. Ahlaksız bir adam ya.” Sonuç olarak belediyenin içerisinden, Gökçek'in en yakınından, yaşananların birebir şahidi olan "Nadir Koç" bunları söyledi.
Nadir Koç, Hasan Uçar'ı istifa ettiren isimlerden..
lk kitabımda da yazdığım FETÖ firarisi Hasan Uçar'ı da sordum. Uçar, 15 Temmuz'dan sonra bile belediyede çalışıyordu. Üst düzey FETÖ'cüydü. Nadir Koç ise Uçar'ı istifa ettiren isimlerden biri. "Atladım gittim. Çevre Şehircilik Çevre Daire Başkanlığı. Dedim ki bak kardeşim. Ben buraya geldim. Sana yirmi dört saat müsaade. Ha bu yaptığım suç mu? Evet suç. Ben tanıyorum, belediyeyi bu namussuzlar idare ediyorlar. Canlarının istedikleri gibi... Biz bunların o havasını da biliyoruz. E sen gelmişsin, bana bomba atmışsın. Bu cemaatin içerisinden ya da FETÖ yapısının içerisinde olan adamsın. Halen bu devletten beş bin lira maaş alıyorsun. Yani ben her cezaya razıyım. Dün dedim ki biraz Türk şerefin varsa, namuslu bir adamsan, senin bağlı olduğun papaz efendinin işte askerdeki- askeriye içerisindeki birlikleri geldi bize bomba attı. Yirmi dört saat sana müsaade istifa edip gideceksin. ‘Ya üç gün’ dedi, asla, yirmi dört saat... Sonra da bıraktı gitti.”
'Ankara Belediyesini onlar yönetiyordu'
Örgütün üst düzey imamları Ahmet Ertürk ve Cemil Koca gibi isimlerin belediyeyi idare ettiğini anlatan Nadir Koç, "Yani bunu ben değil sağır sultan biliyor, sadece ben değil yani. Biz orada konu mankeniyiz o zaman yani. Ahmet Akif abimiz Cemil Koca deve affedersin papaz efendi..." dedi. Ahmet Ertürk, Cemil Koca, Kamil Kılıç gibi isimleri sorduğumda Nadir Koç, "Belediyenin sahibi onlardı. Evet ellerini kollarını sallayarak istediği gibi giriyorlar ve hatta personeli de onlar yönetiyordu" yanıtını verdi. Rica ediyorum... Lütfen bu satırları tekrar okuyun. Melih Gökçek döneminde belediyeyi FETÖ'nün üst düzey isimlerinin nasıl ele geçirdiğinin en yakından tanığının sözleri bunlar. Tarihi bir niteliğe sahip bu ifadeler.