ALESYA

ALESYA
(Audaces fortuna juvat)
Şükrü Elverdi
Cinayetin kilit ismi Şükrü Elverdi, 3 Kasım 1998 akşamı kendi isteği ile İstanbul DGM Savcılığı'na teslim oluyordu. Cinayette tetikçilik yaptığı gerekçesiyle hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılıp, yurt dışına çıkış yasağı konan Şükrü Elverdi, Belçika'dan gelmiş ve teslim olmuştu. Hepsinden daha ilginç olanı, Elverdi'nin cinayetten 1 yıl sonra hacca gitmiş olmasıydı.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mehmet Sümbül - MOSSAD
O günlerde gündeme gelen bir başka iddia, onun Malki cinayetiyle çok yakından ilgilenen MOSSAD tarafından kaçırıldığı ve sorgulandığı şeklindeydi. Nitekim, Sümbül'ün Malki cinayetindeki rolünü Erol Erkohen, bizzat öğrenmişti. Olayı yakından izleyen MOSSAD'ın da Sümbül'ün neler bildiğini merak etmesi de şaşırtıcı değildi. Peki MOSSAD tarafından sorgulanan bir isim, nasıl oluyordu da tamamen zıt bir başka örgütün (Hizbullh) evinde bulunuyordu. Bunun iki muhtemel cevabı var: Ya mezar evle ilgili bilinenlerin tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor ya da Orta Doğu'da sıkça rastlandığı gibi birbiriyle kanlı bıçaklı örgütler arasında açıklanması zor "karanlık geçiş koridorları" var. Bu geçişlerin ayrıntılı haritaları ise, elbette adı geçen bu isimlerin boylarını kat kat aşacak kadar yukarılarda olsa gerek. Eğer bulunan ceset ona aitse, -ki bu son derece güçlü bir ihtimal- sadece Malki cinayetinin değil, pek çok olayın en kilit ismi olan Mehmet Sümbül artık yaşamıyor.
Mehmet Sümbül III - Hizbullh
Bunlar bir yana asıl ilginç olan, Sümbül'ün kaybolması ve daha sonra Hizbullah'ın Kartal'daki mezarevinde cesedinin bulunması oldu. Bunun ardından Hizbullah lideri "Hüseyin Velioğlu" tarafından yapıldığı ileri sürülen bir de sorgu kaseti yayınlandı. Burada, öldürülmeden önce kendisine" Aldığı paraları ne yaptığı" konusunda sorular yöneltiliyordu. Muhtemelen bu, onunla yapılan son konuşma olmuştu. Ancak Sümbül'ün Malki soruşturmasında serbest kaldıktan sonra nasıl kaçırıldığı ve kimler tarafından yeniden sorgulandığı konusunda halen aydınlatılamayan pekçok nokta var.
İşte devletin resmi raporlarında da dikkat çekilen ve altı çizilen ifadelerden bir bölüm: "Bu olayla (Malki cinayeti) alakalı bir başka ilginç hadise daha duymuştum Şükrü'den. Bu, Malki'nin öldürülmesinden iki ay sonraydı zannederim. Şükrü'nün yazıhanesine gitmiştim. Şükrü içerde yalnız oturuyordu. Selamlaşmadan sonra, Şükrü yanımdaki koltuğa geldi oturdu. Sonra ilginç bir şey anlatayım dedi: 'Ben ve Erol Evcil geçen gün Cavit Çağlar'ın Sanayi'deki fabrikasına gittik. Cavit ile Erol görüştüler. Ayrıldığımızda Cavit yanıma gelerek elimi sıktı. Dedi ki, 'Bu olayın böyle bitmesini biz de istemezdik. Dik başlılığının kurbanı oldu.' Bize de Dikkatli olun' dedi. Şükrü, Cavit Çağlar'ın bu sözleriyle Malki'nin alacak verecek ertelemesinde Erol ile birlikte hareket ettiğini açıkça ortaya koyduğunu, bundan da hayrete düştüğünü bana anlatmıştı. ' Sümbül'ün Evcil' den ve Cavit Çağlar' dan bu konuda para istediğine ilişkin pek çok iddia var. Bunları Çağlar da doğruladı. Ancak kendisinin asla para vermediğini belirtti.
-lçişleri Bakanlığı, Mülkiye Mftş. Raporu, 17.04.2000, sayı: 52/32 ve 147/20·Kitabı okudu
Mehmet Sümbül II
Ayrı bir kitap konusu olacak kadar ilginç ve bir o kadar da karmaşık bir hayat öyküsü vardı Mehmet Sümbül'ün. Sümbül, bu ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. İşte ondan sonra esrarengiz bir biçimde ortadan kayboldu. Son kez evinden ayrılırken ailesine, "Ben Cavit Çağlar'ın yakınlarından şantaj yapıp para almaya gidiyorum." dediği şeklinde tuhaf bir iddia ortaya atıldı. Sümbül'ün "Alışverişe çıkıyorum" dercesine bu sözü söylediğinin iddia edilmesi ne kadar tuhafsa, polise kendi el yazısıyla verdiği iddiaların üzerinde durulmaması da bir o kadar tuhaftı.
-lçişleri Bakanlığı, Mülkiye Mftş. Raporu, 17.04.2000, sayı: 52/32 ve 147/20·Kitabı okudu