O günlerde gündeme gelen bir başka iddia, onun Malki cinayetiyle çok yakından ilgilenen MOSSAD tarafından kaçırıldığı ve sorgulandığı şeklindeydi.
Nitekim, Sümbül'ün Malki cinayetindeki rolünü Erol Erkohen, bizzat öğrenmişti. Olayı yakından izleyen MOSSAD'ın da Sümbül'ün neler bildiğini merak etmesi de şaşırtıcı değildi.
Peki MOSSAD tarafından sorgulanan bir isim, nasıl oluyordu da tamamen zıt bir başka örgütün (Hizbullh) evinde bulunuyordu.
Bunun iki muhtemel cevabı var: Ya mezar evle ilgili bilinenlerin tekrar gözden
geçirilmesi gerekiyor ya da
Orta Doğu'da sıkça rastlandığı gibi birbiriyle kanlı bıçaklı örgütler arasında açıklanması zor "karanlık geçiş koridorları" var.
Bu geçişlerin ayrıntılı haritaları ise, elbette adı geçen bu isimlerin boylarını kat kat aşacak kadar yukarılarda olsa gerek.
Eğer bulunan ceset ona aitse, -ki bu son derece güçlü bir ihtimal- sadece Malki cinayetinin değil, pek çok olayın en kilit ismi olan Mehmet Sümbül artık yaşamıyor.