ALESYA

ALESYA
(Audaces fortuna juvat)
Malki cinayetinin soruşturması, önce uyutulan, ardından çok sayıda isim üzerinden harekete geçen tuhaf bir inişli çıkışlı seyir yaşadı. Soruşturmanın perde arkasında olup bitenlere geçmeden, önce "görünen" soruşturmaları incelemek daha doğru olacak. Cinayetten, tam üç yıl sonra, olayla ilgili 20 kişi İstanbul Emniyeti'nde sorgulanmaya başlandı. Ardından bu isimler DGM'ye çıkarıldı. Aralarında, o dönemde özelleştirilen Sümerbank'ın sahibi Hayyam Garipoğlu'nun da bulunduğu sanıkların evlerinde yapılan aramalarda, 8'i ruhsatlı olmak üzere 14 tabanca bulunmuştu. Ancak bunların cinayetle ilgisi kanıtlanamadı.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
28 Kasım 1995 'te Malki öldürüldüğünde kimler hangi görevdeydi? İşte gazeteci Gülçin Telci'nin 31 Ekim 1998'de köşesinde yayınladığı liste: Başbakan: Tansu Çiller, Başbakan Yardımcısı: Deniz Baykal, Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı: Ufuk Söylemez, Adalet Bakanı: Mehmet Moğultay, İçişleri Bakanı: Nahit Menteşe, Jandarma Genel Komutanı: Orgeneral Teornan Koman, MİT Müsteşarı: Sönmez Köksal, Emniyet Genel Müdürü: Mehmet Ağar, İstanbul Valisi: Hayri Kozakçıoğlu/Rıdvan Yenişen (Bursa'dan vekaleten geldi.) , İstanbul Emniyet Müdürü: Orhan Taşanlar (Sonra Necdet Menzir)
Peki.
Mehmet Ağar, bizim bu konudaki sorularımız üzerine, Evcil'i tanıdığını, ancak kendisinin Evcil'le ilgili iddiaların hiçbir yerinde olmadığını ifade ediyordu. Ayrıca, Evcil'in uçağını kullanma konusunda soru soranlara da ilginç bir cevabı vardı. "Uçağa iki, üç kez bindim. O dönemde devlette hiçbir görevim yoktu. O dönemde bakan değilim, umum müdür değilim. Evcil o zaman kendi halinde bir işadamı. Oradaki, Bursa 'daki bazı işadamı arkadaşların vasıtasıyla rica etmişim. O gün bana bu uçağı bulmuşlar, göndermişler. O zaman hiç tanımıyorum. Yani herkesi kontrol mu edeceğiz? Veya gelse de ne olacak? Yalçın Sünnetçioğlunun uçağına da bindik. Kaldı ki o dönemde bu uçağı muhtemelen ANAP'lılar da, SHP'liler de kullanmıştır. Seçim döneminde herkesin uçağını herkes kullanıyor."
Ama pek çok olayda ve ilişkide adı geçen, suçlanan ve çok önemli devlet görevlerinde bulunan Mehmet Ağar da Erol Evcil'e yakın olan isimler arasında yer alıyordu. Evcil'in , 1999 genel seçimlerinde Elazığ'­ daki seçim kampanyasında Ağar'a büyük maddi destek verdiği de o dönemde iddia edildi. Tutuklanmadan önce Evcil'i bürosunda zaman zaman ziyaret eden Ağar, seçim kampanyası sırasında da Evcil'in jipini kullandı. Erol Evcil'in baş harflerinden oluşan "EE' plakalı Cheroke jip kampanya sırasında Ağar'a verilmişti.
1998 yılının Şubat ayında Erol Evcil, yurtdışından telefonla Elverdi'yi aradı. "Beni Ankara 'dan aradılar. Nesim Malki cinayeti dosyasını yeniden açacaklar. Sizi alabilirler. Hemen yurtdışına çıkın." Elverdi, bu konuda şu dikkat çekici iddiayı ortaya atıyordu: "Ben de Erol EvciJ'e kendisini Ankara 'dan kimin aradığını ve bu bilgiyi verdiğini sordum. O da bana Mehmet Ağar'ın arayıp söylediğini söyledi. Bunu duyunca inandım. Çünkü kendisi Mehmet Ağar'ı tanıyordu ve iyi görüşüyorIardı. Hatta bir konuşmamızda, bana kamuoyunda Susurluk olayı diye bilinen olaydan sonra, İsrail'den gelen silahlar için, bu silahları Ağar'ın, kendi uçağı ile getirdiğini söyledi." Elverdi, ifadesinde "Havaalanlarından araştırılırsa o tarihlerde Evcil'in uçağının İsrail'e gidip gitmediği anlaşılacaktır." diyordu.