Necip Fazıl Kısakürek... Kafasından geçenleri bilebilmek o kadar zor ki imkansıza yakın neredeyse. O kadar naif ve bir o kadar da şiddetli anlatıyor ki hislerini, Çanakkale de aralarında ki mesafe beş metre olan siperlerde vuruştuktan sonra birbirlerine yardım eden Türk kuvvetleriyle Anzak kuvvetlerinin paylaştığı ortam hissi gibi bir his. Beyni zorlayan onca soru ve ardından gelen sessizlik. Üstad olmasının en temel sebebi budur belki de kim bilebilir. Yazarı okumak güzel yazarı dinleyebilmek daha da güzel, peki ya yazarı yaşayabilmek; işte en güzeli bu en ferahlatıcısı. Eskileri arıyor insan yenilerden tad alamıyor sanki eskilerin eskide kaldığını bilmek üzüyor insanı fakat eskileri eskide yaşabildiğini hissetmek işte bundandır belki de yenmiyor tadından.
Kafa Kağıdı'nın isminin bile manası büyük. Özellikle 150. sayfalardan sonraları dikkatle okunmalı. Anlamak için değil yaşamak için...
Kafa KağıdıNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 19843,127 okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yunus, mezar taşına ''hece taşı'' demekle ne kadar derinlere inmiştir. Evet, hayat tek bir heceden ibarettir ve onun ismi ''ân'' dır. Tek bir ân yaşıyor sonra, sonra hakikatte kopuk bu ''ân''ları birleştirerek ahmak bir kemmiyet oyununa girişiyor, 3,5,90,100, yaşadığımızı sanıyoruz....
''2 kere 2 ne eder'' sualine ''4 eder'' cevabını veren bir adamın bedahet güveniyle ve 2 kere 2'nin ne ederse 4'ün o olduğu sezişiyle söylüyorum ki, hayat, bu tek tek ânların yapıştırma çizgisinden ibaret, girişi ve çıkışı azap, iki nokta arası bir tüneldir; ve ne mutlu onun çıkış noktasından güneşi batmaz aydınlığa geçebilenlere!..