Demek ki, yaşadığımızı sandığımız hayatın üstünde bir hayat var; ama onun bestesini zaptetmeye mahsus akort bizde eksik... Bu eksikliğin adı da-ne tuhaf! Sıhhat...
Ruh, kendisini maddesine yerleşme içinde ki alaca karanlıkta bile hassas antenli yaratılışlara ifşa eder.
ilk alacalığından sonra, akıl abajuru içinde yarı sönük kalacak ve ışığını gizleyecek olan ruh, gerçek pırıltısını ölümden ötede gösterecektir.
O, zaman üstü bir keyfiyettir; ve ayakları zaman prangasına vurulunca, yine, zaman, mekan, düşünce ve kelime üstü mahiyetini yaş haddi tanımadan muhafaza etmekte...
onun içindir ki, kundaktaki çocukla yatakta ki ihtiyara ait ruh aynı yaştadır...
Necip Fazıl Kısakürek'i bilen bir okuyucu kitlesi için fazlasıyla anlamlı bir eser. Zaten yazarın eserlerindeki metafizik havayı almak biraz daha çekici kılıyor okumayı.
Bu eserinde de Yunus Emre'yi ve şiirlerini ön planda tutmuş kısa minik bir eser. Bir ikindi çayı arasında dinlenmek için okunabilir.
Yunus EmreNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20202,165 okunma
Hasan Sabbah ve fedaileri tarihteki yerini yapmış olduğu suikastler ile almıştır. Üstelik bu yer son derece sağlam ve merak cezbeden bir yapıya sahip. Vladimir Bartol da bu konuya değinmek istemiş ve ortaya çok güzel bir eser çıkarmış. Hasan Sabbah'ın mimarı olduğu bir sistemin temellerini atmasında bunun büyüyüp zamanın iptaratorluğuna kafa tutmasına kadar olan her alana değinmiş Bartol. Yabancı bir yazar olmasına rağmen özellikle İslam dininde ki ayrımlaşmalara ve yapısal olarak mevcut kırılganlıklara da son derece usta hamlelerle değinmemden geçmemiş. Okuduğunuz zaman bu konu üstüne çok emek harcandığını görebiliyor ve bu lezzeti alabiliyorsunuz. Bu konuda bir şeyler öğrenmek isteyenler için hem akıcı hem kalıcı bir eser. Kapılıp gidiyorsunuz...