Meslek sahibi olmak yalnızca koşmak, yalnızca tat almak, yalnızca koklamak, yalnızca savaşabilmek demektir. Yalnızca tek bir şey yani.Bu , yalnızca tek bir şey yapabilmenin büyük bir eksikliği ve tehlikesi vardır. Çünkü herkes günün birinde kanosunu lagünde yüzdürmek zorunda kalabilir.
Erkek meslekleri vardır, bir de kadın meslekleri. Kılıfları yıkamak, kadın mesleğidir. Denizde gemi yüzdürmek, çalılıklarda güvercin avlamaksa erkek mesleğidir. Kadın genellikle evlenir evlenmez mesleğini bırakır. Oysa erkek, ancak ondan sonra doğru dürüst çalışmaya başlar. Alii, eğer damat adayının iyi bir mesleği varsa verir kızını. Mesleği olmayan bir Papalagi evlenemez. Her beyaz erkeğin bir mesleği olmalıdır, olmak zorundadır.
Bir köyden atla geçsem, çok daha hızlı giderim, ama yürürken çevrede olup biten her şeyi görürüm, dostlarım kulübelerinden seslenirler bana. Bir hedefe hızlı varmak nadiren gerçek bir kazanç sayılır. Ama Papalagi, her zaman bir an önce varmak ister hedefine. Makinelerinin hemen hepsi, onu hedefe daha hızlı götürmeye yarar. Ama bir kez hedefe vardı mı, yeni hedefler çağırır onu bu kez. Böylece Papalagi, yaşamı boyunca durup dinlenmeksizin koşuşturur durur.
Makine, yaptığı iş üzerinde konuşamayan, gülümsemeyen; bitirdikten sonra yaptığın işe, onlar da sevinsinler diye annene ve babana götüremeyeceğin soğuk, kansız bir nesneden başka nedir ki? Eğer makine ben elimi bile sürmeden yenisini yapacaksa, ben tanoa mı, şimdi sevdiğim gibi sevebilir miyim? İşte, makinenin içindeki bela budur. Papalagi hiçbir şeyi sevemez, makine her şeyin aynısından bir daha yapabilirken nasıl sevsin ki? O sevgisiz mucizelere sahip olabilmek için makineyi yüreğiyle beslemesi gerekir Papalagi’nin