"artık hiç şansım kalmadı! Her şey usullere uygundu; tanıkların kesin kanıtlara dayanarak ifade vermeleri, müştekilerin şikayetlerinin yerinde olması... Hakimlerin doğru kararları yüzünden temyiz başvurum reddedilecek. Hiç güvenim yok, ama... hayır, bu çılgınlık! Hiç umut yok! Temyiz siz bir uçurumun üzerinde asılı tutan ve kopana dek sürekli çıtırdadığı duyulan bir ipten ibarettir. Tıpkı giyotin bıçağının aşağı düşmek için altı hafta beklemesi gibi.
Ya bağışlansaydım? Bağışlanmak mı? Kim tarafından? Hangi gerekçeyle ve nasıl? Beni bağışlamaları mümkün değil. Her zamanki gibi: Örnek olsun! diyecekler."
"kimse bu cahil adama ne yaptığını öğretmedi. Hatası kendinin değil kaderinindir. Bir masuma darbe indiriyorsunuz. Veya bu adamın bir ailesi vardır; o zaman boynunu kestiğiniz darbenin sadece onu öldürdüğünü, babasının annesinin, çocuklarının bu durumdan hiç etkilenmeyeceğini mi sanıryorsunuz? Hayır. Onun kellesini uçururken bütün ailesini de öldürüyorsunuz. Ve yine masumları yok ediyorsunuz."
"infazların gösteri haline dönüşmesinin beklenen etkiyi yaratmadığını, halkı eğitmediğini, moralini bozduğunu, içindeki bütün duyarlılığı ve erdemi yok ettiğini ileri sürüyoruz."