Viktor Hugo'ya göre geçmişin toplumsal yapısı üç şey üzerinde duruyordu:
-rahip, kral, cellat.
♜
bu kitabı biraz da gerçek anlamıyla kavrayabilmek için tarihsel devinim üzerinde durmamız gerekiyor.
♜
kölelik ve insan hayatı ekseriyetinde insan yaşamı bir eşya düzeyine indirgenmiş modern toplumda kabul edilmiş temel değerler bu dönemde gözardı edilmiştir.
♜
insan haklarının henüz gelişmemiş olması yapılan reformların etkisini önemli kılmaktaydı.
♜
kitabın da isminde anlaşılacağı üzerine YAŞAM hakkına saldırı olarak nitelendiren idam cezası, vicdanen eleştirilmiştir.
♜
Victor Hugo'nun dönem sınıflandırmasına katılmamak mümkün değil.
♜
rahipler, krallar, cellatlar...
♜
Kitapta, idam cezasının halka örnek olmadığını, infazların gösteri haline dönüştüğü, halkı eğitmediği; moralini bozduğunu, insan içindeki bütün duyarlılığı ve erdemi yok ettiği ileri sürülmüştür.
♜
kitap 19. yy'da yazılmış olsa da idam cezası tartışmaları günümüzde de etkisini sürdürmekte.
♜
100 sayfalık bu kitap suçlu veya suçsuz idama mahkum edilen bireyin adalete serzenişini anlatmaktadır.
♜
kim bilir belki cellatlar sadece isim değiştirmiştir.
"artık hiç şansım kalmadı! Her şey usullere uygundu; tanıkların kesin kanıtlara dayanarak ifade vermeleri, müştekilerin şikayetlerinin yerinde olması... Hakimlerin doğru kararları yüzünden temyiz başvurum reddedilecek. Hiç güvenim yok, ama... hayır, bu çılgınlık! Hiç umut yok! Temyiz siz bir uçurumun üzerinde asılı tutan ve kopana dek sürekli çıtırdadığı duyulan bir ipten ibarettir. Tıpkı giyotin bıçağının aşağı düşmek için altı hafta beklemesi gibi.
Ya bağışlansaydım? Bağışlanmak mı? Kim tarafından? Hangi gerekçeyle ve nasıl? Beni bağışlamaları mümkün değil. Her zamanki gibi: Örnek olsun! diyecekler."