Belki sevdiğin birini hatırlatıyorum sana. Fakat böyle yapmamalısın, hiç hoşuma gitmiyor.
Seni tanımıyorum. Sen bu şekilde bakınca, böyle konuşunca kendimi de tanıyamıyorum."
Gün ışığında,çekiciliginden hiç bir şey
eksilmiyordu;
simdiye dek gördüğüm en güzel yaratıktı. Eskiden düşümde gördüğüm çehrenin nahoş hatırası, ilk umulmadık tanışma anının etkisini bozmuştu.
Şimdi ikimiz de gelip geçen korkularımıza gülüyorduk.
Yatağın başucuna varıp da onu selamlamaya henüz başlamışken, bir anda dilimin tutulmasına, bir iki adım geri çekilmeme yol açan neydi? Söyleyeyim.
Çocukluğumda gece vakti ziyaretime gelen, hafızama mıhlanmış yüzün ta kendisiydi gördüğüm. Nice seneler boyunca, hiç kimse ne düşündüğümü bilmezken sık sık bu yüzü korku içinde aklımdan geçirmiştim.