Dışarıdan bakıldığında Adelaide kusursuz bir bütünlük içindeydi- uzuvları yerli yerindeydi, hiçbir eksiği yoktu- ama içten içe, ruhen dağılmış haldeydi. Paramparça olmuştu ve parçalarını tekrar bir araya getirebileceğini hiç sanmıyordu. Ölmek istemiyordu aslında, sadece var olmaya bir son vermek, yok olmak istiyordu. Tüm korkunçluğuna rağmen oraya giden tek yol Ölüm'dü.
Adelaide o satırı küçükken okumuştu ve "Biliyor musun rüya gibi gözlerin var" cümlesinde, Bir gün bir çocuk bana bunu söylese ne güzel olur, diye düşünmüştü. Rory, kalbini bir arp gibi çalıyor, her doğru notaya basıyordu.