"Belki de çoktan... Belki o yüzden dönmüyor. Belki... o yüzden arayamıyor ve ben onun sesini bile duyamıyorum. Bilmiyorum. Kimse bilmiyor. Bu bilinmezlik..." Elimi göğsüme bastırdım içimdeki Alp'e tutunmak ister gibi. "En büyük ceza. Ne yas tutabiliyorum ne devam edebiliyorum. Ne kapatabiliyorum o defteri ne de başka bir sayfa açabiliyorum. Her gece inşallah yaşıyordur diye dua ediyorum. Her sabah öldü mü acaba diye uyanıyorum. Böyle yaşanıyor mu sanıyorsun? Yapamam. Bir ses, bir iz, bir haber almadan arkamı dönemem. Dönmeyeceğim. O sırtını dönse de ben bekleyeceğim. O gitse de ben onun yolunu gözleyeceğim. Çünkü insan bir kere sever ve kalan bütün ihtimalleri siler."