eylül

eylül
10/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2023 00:00
Emare Serisi - Sarmaşık, Pusula, Maske "𝘊̧𝘰𝘤𝘶𝘬𝘭𝘶𝘨̆𝘶𝘮𝘶𝘻 𝘵𝘰𝘩𝘶𝘮𝘶𝘮𝘶𝘻𝘥𝘶𝘳, 𝘵𝘰𝘩𝘶𝘮𝘶𝘮𝘶𝘻𝘢 𝘬𝘪𝘮 𝘴𝘶 𝘷𝘦𝘳𝘥𝘪𝘺𝘴𝘦 𝘰 𝘴̧𝘦𝘬𝘪𝘭𝘥𝘦 𝘣𝘶̈𝘺𝘶̈𝘳 𝘷𝘦 𝘺𝘦𝘵𝘪𝘴̧𝘪𝘳𝘪𝘻." Selamlar bugün benim için özel bir yeri olan serinin yorumuyla geldim, öncelikle konusundan bahsedeyim. Hayatının büyük bir kısmını hatırlamayan Minel Karaer, amcasıyla dans edebilmesi üzerine yaptığı bir anlaşma sonucu, psikolojik rahatsızlıklara sahip bireylerin tedavi edilmek üzere gittiği Anektod Merkezi'ne gitmeye başlar. Korel Erezli'nin bu merkeze dönmesiyle hatırlayamadığı geçmişinin peşine düşmeye karar verir. Ünlü seri katil Prometheus'un tekrar ortaya çıkışı, Minel'in peşinde olduğu geçmiş ve Korel Erezli arasında nasıl bir bağ vardır? Minel geçmişinin gerçekleriyle yüzleşebilecek midir? Yorumuma gelelim, öncelikle seriyi çok seviyorum ve benim için yeri çok özel. İlk kez 2020'de okumuştum o zamanlar 3.kitabı daha çıkmamıştı, 2 yıl bekledim serinin final kitabı için ama bence kesinlikle değdi. İlk olarak Sarmaşık'tan bahsedeyim. Sarmaşık kesinlikle seriye giriş kitabıydı, diğer kitaplardaki olayları düşününce bu kitapta çok olay yoktu. Arada bir okuduğumuz geçmişe dönüş sahneleri ve bazı sahneler kafamı karıştırmıştı ama neyseki hepsi seriyi bitirince anlam kazanıyor aklınızda soru işareti kalmıyor. Yazım dili beni biraz zorladı anlam veremediğim yerler oldu, ağır bir yazım dili vardı. Pusula ise benim serideki favori kitabım. Olaylar, yazım dili, karakterler, sonu, her şeyini seviyorum bu kitabın. Özellikle 7.bölüm olan Tüccarlar ve Asiller'in kurgusu beni çok etkiler her okuduğumda. Gelelim serinin son kitabına... Beni en çok yaralayan kitaplardan biriydi, her detayıyla. Her şeyin çözüldüğü kitaptı. Her şey çok zekice kurgulanmıştı; cinayetler, ardında bırakılan şekiller, daktilodaki eksik harfler, Prometheus'un alfabesi,
Edebiyat
Emare - MaskeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20221,944 okunma
Reklam
9/10
·376 syf.··
2022 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2022 23:54
Bana Dokunma serisi inceleme 𝘉𝘪𝘳𝘪𝘭𝘦𝘳𝘪 𝘺𝚤𝘭𝘥𝚤𝘻𝘭𝘢𝘳𝚤 𝘥𝘶𝘥𝘢𝘬𝘭𝘢𝘳𝚤𝘯𝘢 𝘥𝘪𝘻𝘮𝘪𝘴̧ 𝘨𝘪𝘣𝘪 𝘨𝘶̈𝘭𝘶̈𝘮𝘴𝘦𝘺𝘦𝘳𝘦𝘬 𝘣𝘢𝘯𝘢 𝘣𝘢𝘬𝚤𝘺𝘰𝘳; 𝘰 𝘣𝘢𝘯𝘢 𝘣𝘦𝘯 𝘩𝘦𝘳 𝘴̧𝘦𝘺𝘮𝘪𝘴̧𝘪𝘮 𝘨𝘪𝘣𝘪 𝘣𝘢𝘬𝘢𝘳𝘬𝘦𝘯 𝘪𝘤̧𝘪𝘮𝘥𝘦𝘯 𝘢𝘨̆𝘭𝘢𝘮𝘢𝘬 𝘨𝘦𝘭𝘪𝘺𝘰𝘳. Yorumuma geçmeden önce serinin ilk kitabının konusundan bahsedeyim. Kitap, Juliette'in akıl hastanesindeki bir gününde başlıyor. Orada olmasının sebebi ise en son birine dokunduğunda onu öldürmesi ve Yeniden Kuruluş'un onu cinayetle suçlayıp akıl hastanesine kapatması. Juliette 264 gün boyunca o akıl hastanesinde kalıyor ve bir gün bir hücre arkadaşının olacağını öğreniyor;Adam. Ama Adam'ın orada olmasının nedeni ise 45. Mıntıka komutanı Warner'ın onu oraya göndermesi. Warner'ın Adam'ı oraya göndermesinin sebebi ise Juliette'in güçlerinin Yeniden Kuruluş için faydalı bir silah olabileceğini düşünmesi. Dünya çok kötü bir durumda -yeni hastalıklar, gıda sıkıntısı, doğanın kötü durumu- ve Yeniden Kuruluş insanlara bunu düzelteceğinin sözünü veriyor ancak bazı insanlar artık buna inanmıyor, savaşmak ve Yeniden Kuruluş'u yok etmek istiyorlar. Peki ya Juliette hangi tarafta olacak? Yeniden Kuruluş için bir silah mı olacak yoksa Yeniden Kuruluş'u yıkmak isteyen kişilerden biri mi? Öncelikle seriyi çoook beğendim kesinlikle en sevdiğim fantastik serilerden biri oldu. Konusu olsun, karakterleri olsun çok güzeldi. Seri ara kitaplarıyla -maalesef çevrilmediği için İngilizce okudum- toplam 11 kitap. Çoğu kişi ara kitapları okumuyor ama iyi ki de okumuşum, diğer karakterlerin bakış açısından da okumayı çok seviyorum. Ama şahsen Dex'in çevirilerini çok beğenmiyorum, garip bir şekilde çeviriyorlar ancak beni çok rahatsız etmedi bu durum okudukça alışıyorsunuz. Kitapların işleyişine gelirsek toplam 6 ana kitap var ama seriyi 3 3 ayırabiliriz çünkü ilk 3 kitabın konusu ile son 3 kitabın konusu biraz farklı. 4.kitapta
Edebiyat
Hayal Et BeniTahereh Mafi · Dex Yayınevi · 2021522 okunma
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2022 24. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2022 02:00
Peri Halkı Serisi inceleme - Zalim Prens, Lanetli Kral, Hiçliğin Kraliçesi "𝘛𝘢𝘵𝘭𝚤 𝘑𝘶𝘥𝘦. 𝘚𝘦𝘯 𝘣𝘦𝘯𝘪𝘮 𝘦𝘯 𝘨𝘶̈𝘻𝘦𝘭 𝘤𝘦𝘻𝘢𝘮𝘴𝚤𝘯." Öncelikle kitabın konusundan bahsedeyim sonra kendi yorumuma geçeceğim. Kitap başrolümüz Jude; annesi, babası, ikizi Taryn ve ablası Vivi'yle beraber insan diyarında yaşadığı evinde başlıyor. Ancak annesinin önceki eşi ve aynı zamanda Vivi'nin öz babası olan Madoc gelir ve Jude'un annesiyle babasını öldürür. Üç kız kardeşi de alıp Periler Diyarı'na götürür ve Jude'un hikayesi başlar. Kitabın konusuna tek kelimeyle bayıldım. Jude'un bir fani olarak, hiçbir gücü olmadan böyle mücadele etmesi beni çok mutlu etti. Ne var ki kitabın çevirisi çok da iyi değil, ilk okumaya başladığınızda biraz garip geliyor ama alışıyorsunuz yani çok da kafaya takmanıza gerek yok. Ve kitap kendi içinde iki kısma ayrılıyor, genelde ikinci kısım daha hareketli geçiyor ama birinci kısım da gayet heyecanlı. Olay örgüsü sizi içine çekiyor, acaba sonra ne olacak diye merak ediyorsunuz. Karakterlere gelecek olursak özellikle Madoc'u hiç sevmedim. Zaten kitabın başındaki olay yüzünden önyargılıydım ama o da işimi hiç kolaylaştırmadı. Oak çok tatlıydı cidden yaşına göre iyi davrandı bence. Taryn'i başlarda sevmiştim ama yaptığı bir hareket yüzünden soğudum maalesef nötrüm ona karşı. Vivi'yi çok sevdim cidden ve kendime benzettim, onun yerinde olsam ben de kesinlikle öyle olurdum, Heather zaten çok tatlıydı. Diğer başrolümüz Cardan'a gelecek olursak ilk kitabın başlarında, okulda geçen o olaylarda ondan baya nefret ettim ama sonradan sevgimi kazandı tabii ki, çok sevdim onu Cardan'ın kardeşlerinden -Balekin ve Dain çünkü diğerlerini çok görmüyoruz- nefret ettim, gerçek bi nefret yani JDKWSHAJSHAJ Locke ve Nicisia'ya da bayıldığım söylenemez. Locke'un hareketleri özellikle beni
1000Kitap
Hiçliğin KraliçesiHolly Black · Dex Kitap · 20211,407 okunma
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2022 17:44
Hainin Oyunu - İnceleme (spoiler yok) 𝘉𝘪𝘳𝘪 𝘔𝘢𝘨̆𝘭𝘶𝘱 𝘌𝘥𝘦𝘤𝘦𝘬 𝘉𝘪𝘳𝘪 𝘏𝘶̈𝘬𝘮𝘦𝘥𝘦𝘤𝘦𝘬 𝘉𝘪𝘳𝘪 𝘋𝘶̈𝘴̧𝘦𝘤𝘦𝘬 𝘈𝘮𝘢 𝘏𝘦𝘱𝘴𝘪 𝘒𝘢𝘯𝘥𝚤𝘳𝚤𝘭𝘢𝘤𝘢𝘬 Öncelikle kitabın konusundan bahsedeyim, sonra yorumuma geçeceğim. Kitap ana karakterimiz olan Kestra Dallisor'un üç yıldır sürgünde olduğu Lav Çayırları'ndan evine yani Woodcourt'a dönüş yolunda Koraklar tarafından saldırıya uğramasıyla başlıyor. Koraklar olarak bilinen topluluk Hükümdarlık'tan nefret eden yurttaşlardan oluşuyor ve bu yurttaşlar Lord Endrick'in yönetiminden memnun değiller ancak Yıkım Savaşı'nın -ki bu savaş Halderianlar ve Dallisorlar arasında oluyor- ardından Sürülmüşler olarak bilinen Halderian Klanı'nın bu konuda bir şey yapamaması üzerine kendi başlarına Hükümdarlık'a baş kaldırıyorlar ve yönetimi değiştirmek istiyorlar. Koraklar Kestra'yı evine giden yolda alıkoyarak Olden Hançeri olarak bilinen büyülü bir hançeri bulmasını ve onlara getirmesini istiyorlar. Kendisi bir Endrean olan -ki Endreanların büyü güçleri vardır- Lord Endrick'in Yıkım Savaşı sırasında ruhunu Olden Hançeri'ne aktardığı ve ölümsüz olduğu söylentileri vardır. Bu yüzden Koraklar bu hançeri ele geçirmek istiyorlardır. Kestra istemese de bu planı kabul etmek zorunda kalıyor çünkü Koraklar, Lav Çayırları'nda ona göz kulak olan ve babası yerine koyduğu Darrow'u esir alıyorlar. Peki Kestra hançeri bulabilecek midir yoksa eline bir fırsat geçtiği an onlara ihanet mi edecektir? Öncelikle kitabın konusunu beğendim, güzel bir fantastik kurgu. Yazım dili de gayet anlaşılırdı, ve kurgu boyunca iki kişinin ağzından okuyoruz: Simon ve Kestra. Şahsen iki kişinin açısından okumak hoşuma gitti, daha çok bilgi sahibi olmuşum gibi hissettim. Kitapta eleştireceğim bir kısım olursa orası da şu olur, tüm kitap yaklaşık 3 4 gün içerisinde geçiyor ve ben Kestra'dan gerçekten nefret eden
1000Kitap
Hainin OyunuJennifer A. Nielsen · Yabancı Yayınları · 2020430 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2021 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2021 18:59
Açık Yaralar ve Dikiş İzleri - Açık Yaralar ve Dikiş İzleri 2: Vernem Nidahen incelemesi (spoiler yok) Merhabalarr. Bugün Açık Yaralar ve Dikiş İzleri seri incelemesiyle geldim. İlk kitaptan başlıyorum. Başrolümüz Liva'nın çantasına diğer başrolümüz olan Pars'ın bir USB atmasıyla kitap başlıyor. Ve olay üstüne olay oluyor. Birinci kitap başlarda durağan ilerliyordu ancak sonlara doğru olaylı olmaya başladı. Birinci kitabı okuyalı yaklaşık 3 ay oldu o yüzden çok bahsetmeyeceğim. İkinci kitaba gelirsek olaylar asla durulmadı. Kitabın başında Nil ve Pamir'i görmek çok güzeldi. Bazı yerlerde Varis, Milas ve Alena'yı da gördük Ve bu kitapta Pars'ın daha açık konuştuğunu görmek beni çok mutlu etti. Çünkü ilk kitapta Liva'nın sorularına hep üstü kapalı cevaplar vermişti, ancak ikinci kitapta Liva'nın sorduğu her soruyu cevapladı. Liva'ya gelirsek ikinci kitapta gerçekten değiştiğini hissedebiliyorsunuz. İlk kitaptaki soğuk, yaşama hevesi olmayan kızın gittiğini yerine neşeli birinin geldiğini görmek beni çok sevindirdi, onun için çok mutlu oldum. Yaşadıkları kolay şeyler değildi ama atlatmayı başardı. Özellikle ikinci kitapta öğrendiği onca şeyden sonra nasıl soğukkanlılığını korudu anlayamadım resmen, ben olsam kesinlikle daha çok tepki verirdim ama o mantıklı davrandı. Naz'a bir yerde çok sinirlendim eminim okuyunca anlarsınız ama bir yandan da empati yapmaya çalışıyorum. Son 70 sayfada her şey üst üste geldi. Çok şaşırdığım olaylar oldu, özellikle final bölümündeki o olayı asla beklemiyordum benim için bir sürpriz oldu. İkinci kitap hakkında sevdiğim bir diğer şey ise fantastik tarafın daha çok ortaya çıkması. Birinci kitabın eksik tarafı buymuş bence. Beyza'nın yazım dilini zaten seviyorum hem betimlemeleri güzel hem de çok boğmuyor, tam bana göre. Ayrıca kitap gayet
1000Kitap
Vernem NidahenBeyza Aksoy · Epsilon Yayınevi · 20212,180 okunma
Reklam