Ahmet Emre Yıldız

Uzun cümleler
Puan vermedi
İlk 60 sayfa sonrası yarım bıraktım, çünkü kafa boş iken okunması gerek. Yazar, kafka gibi parantez içine bişeyler yazmayı çok seviyor, dahası tırnak içine, yancümlecik olarak, virgül koyarak yazıyor da yazıyor bir cümle bitmiyor. Tüm sayfa bir cümle olacak. Yani o cümlede anlatmak istediğini veremedin mi geç yeni cümleye koy noktanı :) Çok koptum okuma hızımı ciddi yavaşlattı, ben gibi gürültülü ortamda arada derede kitap okuyorsanız, odaklanmada zorluk yaşayabilirsiniz. Bir yaz tatilinde deniz kenarında kafa boş, dert yok tasa yok öyle okunacak kitap gibi geldi bana. Muhakkak şans vereceğin ama zamanı gelince..
Direnişin MelankolisiLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 2023172 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“O sıralar pek çok şeyde, örneğin bazı olayların tarihlerinde ve ne kadar sürdüklerinde yanıldığından kesinlikle emindi. En azından, bazı olayları hatırladıkça ve hatırladıklarını anlamaya, açıklamaya çalıştıkça, kendisiyle ilgili çoğu şeyi bile, ancak başkalarının bilgisine başvurarak öğrenebilmişti.”

Ahmet Emre Yıldız

, bir kitap okudu
9/10
·687 syf.·
21 günde okudu
·
2025 22. kitabı
Fyodor Dostoyevski
9.1/10 · 194,4bin okunma
Raskolnikov yeniden yürümeye başladı. “Acaba nerede okumuştum.” diye düşünüyordu bir yandan da, “İdam mahkûmunun biri ölümünden bir saat önce, yüksek bir dağın tepesinde, ancak iki ayağının sığabileceği kadar daracık bir yerde yaşaması gerekse, çevresindeyse uçurumlar, okyanuslar, sonsuz karanlıklar, fırtınalar ve sonsuz bir yalnızlık olsa, yine de o bir avuç yerde ömrü boyunca, binlerce yıl, sonsuzca bile yaşamanın, o anda ölmeye yeğleneceğini söylemiş. Yeter ki yaşasın! Yalnızca yaşasın! Aman Tanrım, bu nasıl gerçek böyle! Bu nasıl gerçek! İnsan ne alçak yaratılmış!” Raskolnikov bir dakika kadar durup düşündü, sonra “Bunun için insana alçak diyen de alçaktır!” diye ekledi.
Sayfa 195·Kitabı okudu
“Burada insanın en ağrına giden ne biliyor musun? Onların yalan söylemeleri değil; yalan her zaman bağışlanabilir; tatlı bir şeydir çünkü yalan, insanı önünde sonunda gerçeğe götürür. Burada insanın ağrına giden şey, onların yalan söylemeleri değil, söyledikleri yalana kendilerinin de inanmaları…”
Sayfa 165·Kitabı okudu