Gönül;
Deryalar gibi berrak akmalı,
Süt gibi bembeyaz olmalı,
Kırmamalı, incitmemeli
Nefsine yenik düşmemeli...
Af için imkan olsada , kırgınlıkların telafisi yoktur...
Mesela eksilerinden biri bu iletiler görünmüyor. Halbuki aktif bir hesap ve gerçekten sıkı okurum. Alıntılar direkt kitaplardan. Gel gör ki hemen her yerde olduğu gibi ne kadar ekmek o kadar köfte. Aff Af.
L.
@_maverayolcusu_
·
1K'da premium kullanan okurlar; gerçekten faydalı oluyor mu, alınmalı mı yazar mısınız?
Şimdi anlıyorum edebiyat öğretmenimin ilk dersinde neden bu cümleleri tahtaya yazdığını:
Cahilsin; okur, öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin. Adam yok; yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok; kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.
Şu nasıl bir hazineyi elinde tuttuğunun farkında olmayan, elindeki cevheri bir bir çöpe atan hocalara(!) vakti gelmedi mi anlatmak elindekilerin taş değil altın olduğunu?
Şiddet hiçbir canlıya, hiçbir yaşdaki insana yapılmamalı elbet. Ama Kur'an öğrenmek için senin dizinin dibine oturan çocuğa yapmak akıldan bile geçirilmemeli. Hadi diyelim karşındaki yaşından dolayı önemsemedin, hâkir gördün. Ya kendini? Sen orada Peygamber mesleği yapıyorsun be adam. Ki öğrettiklerin alelade bir kitap değil, alelade birinin sözleri de değil.
Ve sadece fiziksel şiddetten bahsetmiyorum. Duygusal şiddette mevcut ne yazık ki. Kardeşim de ortaokula gidiyor aynı zamanda okul çıkışı da hafızlığa gidiyordu. İlk hocası daha şevkle gitmesini, sevmesini sağlarken daha sonra gelen ise bırakmasına sebebiyet verdi.
Ve sanıyorum ki Hz. Ali'nin "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum." dediği de bu gibiler değil.
Ne oldu ve neden bu hâldeyiz bilmiyorum. Evet, ne yazık ki zor bir çağdayız. Ama bu çağ bizi olduğu kadar çocukları da zorluyor. Ben de bir öğretmen adayıyım. Rabb'imden en büyük duam, öğrencilerimin geriye dönüp baktıklarında kalplerinde bir huzursuzluk hissi olmaması. Hakkıyla yapamamaktan çok korkuyorum.
Rabb'im iyi hâllerimizi çoğaltsın. Kalplerimize merhamet, sevgi, şefkat versin. Rızasına uymayan işler yapmaktan bizleri muhafaza buyursun. Hatalarımızı anlamayı, af dilenmeyi nasip etsin.
O SEN MİSİN
Hani bir yolculuk hayal edersin ya hep
Koyu mavi gecelerde içinden geçirirsin trenleri
Hep bilinmedik yerleri özlersin ya nedense
Sıra gelmez kuyruklarda beklersin
Ve bir gün karar verirsin
Avucunda terden ıslanmış bir umut, haydi korkma hayal et
Son vagonun son numarasıdır alabildiğin o son bilet
Kalkış saati yarın sabah sıfır dört, otuz
Bu gece sonlanır mı uykusuz
Uyusam… ya kalkamazsam
Ya son treni kaçırırsam
Neyse şu şiirimi yazayım yarım kalmasın
Şiirde bile olsa aşkım solmasın
Bir rüya çağırır seni derinliklerine
Gerçek yolculuğun rüyadadır belki de
Bir kompartımanın gürültülü sesi
Ahşap kapıların nemli nefesi
Hayal edersin belki tanışırım burada
Bir ömür beklediğim hayatımın aşkıyla
Tren kalkar ağır bir sarsıntı bir titreme
Onlarca yolcu bir telaş bir iteleme
Bir sigara yakayım sonra yerime oturayım
Nazik bir ses tınılar af edersiniz bayım
Kibarca döneyim bende onu selamlayım
Bir el dokunur omuzlarına
Döner dönmez çarpılırsın bakışlarına
Aman Allah’ım bu belki de odur
Nurdan bir çehre bir yağmur tanesi sudur