"Git" diyor. "Seni bekliyor."
Karanlıkta iki gölge, umutsuz, ağır alacakaranlıkta birbirine uzanıyor. Elleri birleşiyor ve ışık, yüz altın kupadan dökülen bir güneşmişçesine sel olup yayılıyor.
Priamos'un gözleri yatağın üstündeki öbür vücudu, benimkini buluyor. Adam bir an tereddüt ediyor. "Bu... Arkadaşın bu mu?"
Akhilleus keskin bir sesle "Philtatos" diyor. En sevgili.