Koridor karanlıktı; bulundukları yerde bir lamba yanıyordu. Bir dakika kadar hiçbir şey konuşmadan birbirlerini süzdüler. Razumihin hayatı boyunca unutmadı bu anı. Raskolnikov kor gibi yanan gözlerini Razumihin'e dikmişti, bu bakışlar, her saniye sanki biraz daha güçlenerek, Razumihin'inin ruhuna, bilincine işliyordu. Razumihin birden ürperdi. Aralarında sanki tuhaf bir geçiş olmuştu... İkisinin de çok iyi anladığı korkunç bir düşünce, bir ima birinden ötekine geçmişti. Razumihin birden ölü gibi sarardı.
Yüzü allak bullak olan Raskolnikov:
-- Şimdi anladın mı?-- dedi. -- Hadi, onlara dön!
Ve hızla arkasını dönüp çıktı.