Oğuz Atay, her zamanki gibi sade ama duygusal olarak ağır, gerçekçi ve her cümlesinde çok şey barındıran kalemiyle içimizden (tutunamayanlardan) biri olduğunu, hemen hemen aynı hissiyatlarla bu hayatı yaşadığımızı, özümüzde hep aynı duyguları ve benzerlikleri taşıdığımızı 8 farklı öyküyle gözler önüne seriyor bu eserinde. Her bir hikayeyi çok sevdim ama içlerinden en beğendiğim "Korkuyu Beklerken" oldu.
ben, yalnızlığı istemekle suçlanıp yalnızlığa mahkum edildim. bu karara bütün gücümle muhalefet ediyorum. ben yalnızlığa dayanamıyorum, ben insanların arasında olmak istiyorum. insanların düşmanlara da ihtiyacı vardır. (dostlarının değerini bilmek için.)