Kürtçe, dedi anneannem, kalbin dilidir.
Türkçe, müziktir.
Bir şarap deresi gibi akar, yumuşak, tatlı, parlak.
Bizim dilimiz, diye bağırdı, acının dilidir.
Ölümü tattık hep; dilimizde nefretin, acının yükü var.
..Kendime hep "kalkınma" nın ne olduğunu sordum. Ne tür bir kalkınma olmalı? Kim "kalkındıracak"? Niye biz "kalkındıranız"? Kim demiş masada yemek yemenin daha iyi olduğunu? Ya kalkınma uğruna yaşam çeşitliliğini yok edersek?...