8/10
·48 syf.·
2020 9. kitabı
Sen sık sık gülen gülerken de Sevecen bir Akdeniz çizgisini Sol yanına ağzının İliştiren çocuk özenle Yabana mı atıyorum yani seni Yabana mı atıyorum saat altı buçukları Çocuk ve Allah'ın en eski baskısını Değil, değil bunların biri Gözlerimin gemileri kuş istiyor Açılıp kapandıkça sevdam Kapanıp açılıyor bir mavi Şahmaran süt istiyor kefeninden Üç aylık ölmüş çocukların Kerem ile Arzu geliyor Aslı ile Kanber Ay kana kana batıyor Ay kana kana batıyor Eşkiyalar gecenin yangınını izliyor uzakta Kargapazarı dağlarını dolanan yaşlı ve öfkeli bir                                                       otobüsteyim Jandarma daima nesirde kalacaktır Eşkiyalar silahlarını çapraz astıkça türkülerine Ve bu dağlar böyle eşkiya güzelliği taşıdıkça Patronun karısını zimmetine geçirip Amasya'dan Kars'a kaçmakta olan sayman yardımcısıyla Alevilikten konuşuyoruz uzun süre Yanımdaki hep bir gazetede Marilym Monroe'nun                                                 resimlerine bakıyor Marilyn Monroe öldü diyorum ona Ölümü siyah bir kakül gibi alnına düşürmesini bildi
Edebiyat
GöçebeCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 20191,258 okunma
10/10
·250 syf.··
2020 27. kitabı
"Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır." (S. Karakoç) Merhabalar sevgili kitap dostlarım. Bugün sizleri hem şahsına, hem de büyülü kalemine hayrân olduğum büyük üstad Hasan Ali Toptaş'ın kâh üzülerek, kâh tebessüm ederek okuduğum ve roman içinde bahsi geçen türküleri dinleyerek rûhen tıka-basa doyduğum ~Kuşlar Yasına Gider~ metniyle tanıştırmak istiyorum. Bir aile düşünün, uzaklara dalıp bakmak kaderi olan bir aile. .. Bir aile reisi düşünün, canı uzak yollar çeken, arada gazele karışıp çekip giden ve günler-aylarca yolu gözlenen. .. Bir anne düşünün, her an kara haber duyacakmışcasına yüreği ağzında yol gözleyen. Ve bir evlat düşünün annesini teselli etmek, harcı âlem laflarla yüreğine su serpmek işini gönüllü üstlenen. .. Bu hazin, aynı zamanda da vefa-sevgi-saygı dolu hikâye, yazar oğulun iç sesiyle başlıyor ve yine iç sesiyle bitiyor. (Yalnız şunu belirtmek isterim ki, "yazar oğul" denilince ilk olarak akla otobiyografik bir roman mı? sorusu geliyor. Bu soruya Hasan Ali Toptaş'ın cevabını aynen yazmakta fayda görüyorum. "Yazarın kendi belirtmediği sürece, hiçbir roman otobiyografik değildir." Üstad da belirtmediğinden, unsurlar taşıyan fakat tamâmı otobiyografik olmayan bir roman diyebilirim.) Dairesel bir döngünün hâkim olduğu romanda, varoluşsal bir ilerleme söz konusu: Hâttâ yaşam-ölüm-çaresizlik-vefa döngüsüyle oğulun yazma edimi iç-içedir de diyebilirim. Hikâyeye gelince, gençliğinde uzun yol şoförlüğüyle gazele karışan romanın baş kahramânı Aziz amca, geçirdiği trafik kazası sonucu bacağının birini kaybeder. Önceleri yatağa mahkûm olmamak adına koltuk değneklerinden güç
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
BUNLARI UNUTTUNUZ MU, YOKSA HİÇ Mİ DUYMADINIZ?
10/10
·205 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
Ağartı, Aladorlak, Alayçık, Aydaş, Basalga. Bek, Beliyim, Beşirikli, Bezdirme, Büngüldek, Bıldır, Bılız, Bider, Bire, Bisseğel, Börtmek, Buñalmak, Busalı. Cakkavı, Cañgama, Cañgırdama, Ceft, Celfin, Cemkirmek, Cıbıdığıçıkmak, Cılgaz, Cıñgar, Cıñgırdamak, Cilbirti, Cilis, Cübür. Çalınmak, Çamış, Çarpana, Çellik, Çen, Çengir, Çeten, Çıkla, Çımgışma, Çiğsimek, Çoñmak, Çot, Çotuk, Çöllü. Dabaz, Dalap, Dağdagezen, Dañvakti, Dasdiñgil, Davış, Deneleme, Deşt, Deyişet, Dıkız, Dışlık, Diplik, Dolaz, Döğme, Döğnemek, Döleşme, Döşenmek, Dulda, Duncukma, Düşelge. Ehlez, Ellehem, Ertelik, Eşkere, Evreğeç. Farç, Fallik, Felkimek, Fenese, Fenikmek, Fenifetter, Fışkı. Gada, Galan, Galıç, Galıñ, Galle, Gamga, Garamet, Gasafana, Gasafet, Gasıl, Gavsarlama, Geñ, Geriz, Gıcı, Gılılım, Gıñgılık, Gırağı, Gıran, Gırañbucak, Gırkım, Gıydırmak, Gızınmak, Goñur, Goñursu, Göde, Göğlemez, Gurada, Gurdanmak, Gurk, Guz, Gücele, Gücegörmek, Güdük, Güğlek, Gümbürdek. Habulgubul, Hakına, Hañgırda, Hapan, Haşarı, Hekir, Helke, Heşve, Hımırtı, Hırpıt, Hırtık, Hidileşmek, Himli, Hobuç, Homaç, Hontaziye, Hopur, Huşumat, Hüğmek. İlişgin, İncedalan, İpigırık, İpinikücümek. Lavgar, Lilloş. Keher, Kele, Kestek, Kespere, Kertiş, Kernip, Kemrişmek, Kemçik, Kakılı, Kırıpsırmak, Kıypıtmak, Kirç, Kürnek, Küymek, Kört, Madrap, Mahana, Malamat, Mallik, Maya, Meçik, Melçik, Melefe, Mere, Meses, Mesmere, Mıkdan, Modalı, Müzevirci. Nahal, Nemnahâl, Nemneşeâl, Nola başımüstüne Odeğelcikten, Omisili, Olçumlanmak, Oluşat, Onahaliş, Onebire. Ödüsıtmak, Ölümsek, Örlemek, Örnekli, Örtlek, Öşşek, Öteğân, Öylenniye. Pampal, Pança, Parpı, Patat, Pavkırmak, Paytaran, Pelpir/Perpir, Pereñ, Pertlek, Peyik, Pılışka, Pırtı, Pırtık, Pırtmak, Pısmak, Pıtı, Pıyalak, Pola, Purçak, Purçarmak, Püsü. Sakka, Sañ, Sapa, Sebbabı,
KozancaÇetin Yiğenoğlu · Yeksav Yayınları · 03 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2018 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2018 15:29
Zarifçe söylemlerin zemini, kelimelerin adeta bir gizli dizilimin öğeleriymiş gibi, büyük bir birikmenin haklı kudretiyle şiirde ki hükümranlığını ilân ediyor... Belki de şair olmanın ilk şartı, kendi lisanını, hezeyan ve coşku atfosferini ziyana uğratmadan taşıyabilmek... Zarifoğlunun şiirine, yalnız başka bir şiirini emsâl gösterebilirsiniz... O'nu yalnız O'nun cümleleriyle anlayabilirsiniz...Hassasiyetle kurduğu ûslup divanında, benzeşimler bilinmeyen diyarlardan, himmet kezbeder. Satırların içlerinde, ulema meclisleri kurulur, keramet kâtipleri yükselen alınlara tevazunun kıssasını nakşeder... BERDÜCESÎ 'de ağrıyan bir gülüş, bir kadının kanıksanmış yaralarından yeni bir ah duyulsun diye, "gözlerinde ‘harikulade’ yaş bulutları" diyerek çocukluğunun elma kokulu saçlarından öper şefkatle... ORASI NERESİ BURASI BÎR ADAM'ı yüzlerce kez okumuş olmama rağmen nedir bu bende bıraktığı futuhat... İçim surlarını terkediyor, boynuna asıp kanadını... Durmadan konuşan, kâh bir çocuk sabırsızlığıyla yüzünü buruşturan, kâh bir bilge vakarıyla sizi sizsiz anlayan... Gittiğiniz bütün kıyılara ayak izini mahmuzlayan, uzayan sonsuzleyin uzayan, özünüzü kamaştıran, fecir ulağı mısralar ... SEVMEK DE YORULUR... Başedilmez bir muhasebe... İnsan kendine biçtiği bozgundan bunca durularak çıkar mı? Ölerek arınmanın libası, eski bir şiirdir bu... Yazıdan bile eski... "Haydi sen bütün onlara git benimle Son sıgaramdın Gidişin antinikotin" HESAPLANMADAN ÖLÜ'de yaz sıcağında göğsünüze saplanan bir başak tanesi tütsüler sizi... Çocukluk evhamını yüklenen bütün sonraların kimliksiz koşturduğu bir göç mevsimi başlar... Vakitsiz, buğulu bir ufka nazır... SALVO kesret kuyusundan tırmanışıdır şairin, çığlıksız ama sessiz bakışlarıyla eritir karanlığı... Hiç olmadığı kadar bizdendir
Edebiyat
İşaret ÇocuklarıCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 20195,1bin okunma