Ama ölmek - için de pek çok şey buna başkaldırıyordu. Üç hafta önce kimsenin onu dinlemediği, onunla konuşmadığı günlerde nasıl gönüllü giderdi, sahneden sessizce ve dikkat çekmeden nasıl seve seve inerdi! Ama şimdi? Yaşam onunla neden böyle oynuyordu? Vedayı zorlaştırmak için mi ona son saatinde cazib bir şey sunmuştu? Neden tamda şimdiydi? İnsanlarla yeniden bağ kurduğu, kimilerinin acı çekeceği, belki de ondan çok acı çekeceği bir zamanda, neden?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu çocuksu, zavallı, korkak adam kadınlardan ne istemişti? Deneyimli kadınlar ona budala, bakireler de korkak gözüyle bakıyor olmalıydılar; çaresiz, olgunlaşmamış, hayalperest biriydi o hala. Yaşamın sadece olgun meyvesini arzulayan kadınların yanına çok erken gitmiş, aralarına çok erken girmeye çalışmıştı.
“Meşgul mü? Oğlum, ben son sınavımı vermişsem senin ne meşguliyyetin ola bilir ki? Sana düşen sevinmek ve benimle gelmek, başka bir meşguliyyetin olamaz. Yürü bakalım.”
Onu kolundan tutup çekerek götürdü. Berger, ona karşı koyacak gücü kendinde bulamadı. Schramek’in, üzerinde hala nasıl büyük bir gücü olduğunu sıkıntıyla duyumsadı. Bir kızmış gibi davranmıştı ona; kadınların böylesine güçlü, neşeli ve hayat dolu bir adama nasıl teslim olduklarını ilk kez kavradı, hiç istemedikleri halde, görünmez bir güce hayranlık duydukları için yapıyorlardı bunu.
O an Schramek hakkında aklından geçenleri kadınlar da erkeklerin karşısında düşünüyor olmalıydılar; kin ve öfke duyuyor, ama yine de güçlü birine teslim olmanın hoş duygusuna kapılıyorlardı. Berger yürüdüğünü bile algılamadı, nasıl olduğunu anlamadan kendini bir anda Schramek’in odasında buldu.