Bu kitaplarda cani ruhlu, alçak, aşağılık insanlar anlatılırken onlardaki bu anlaşılmaz acımasızlığın; benim çok sık tanık olduğum ve iyi bildiğim insanları küçük görme, aşağılama, onlarla alay etme eğilimlerinin üzerinde pek durulmadığı dikkatimi çekiyordu. Kitapların acımasız kişileri, işleri, gereği acımasızdılar; onların niçin acımasız olduğunu hemen her zaman anlayabiliyordunuz. Oysa ben hiçbir amacı, anlamı olmayan acımasızlıklara tanık oluyordum; hiçbir çıkar beklemeksizin, salt eğlenmek için acımasız davranışlar sergiliyordu bizde insanlar.
Kim bilir, -diye ekledi-, belki de herkese karşı iyiyimdir? Ama, bunu insanlara göstermiyorum. Çünkü bunu gösterdin mi anında tepene çıkarlar. İnsanlar nasıl hep bataklıkta kuru yükseltilerin üzerine basmaya çalışırlarsa, iyi insanların da öyle tepesine çıkar, çamurlu ayaklarıyla onları ezerler. Git, bira getir!