Puan vermedi·76 syf.··
2026 234. kitabı
Didem Madak, Türk şiirinin en içten, en yaralı ve en ev halini barındıran bu kült eserinde; hayata, ölüme, annesizliğe ve kadınlığa dair hüzünlü bir başkaldırıyı rengarenk boncuklar, simler ve mutfak kokularıyla örüyor. Erken yaşta kaybedilen bir annenin bıraktığı o devasa boşluğu, dünyanın tüm hoyratlığına karşı bir sığınak olarak inşa ettiği çocuksu ama bir o kadar da bilgece dizelerle doldurmaya çalışıyor. Kendi içine doğru büyüyen ve dalları acıyla ağırlaşan bir "Ah'lar Ağacı" gibi, kalbinin kırıklarını ironi, mizah ve muazzam bir lirik dille birbirine yapıştırıyor. Didem Madak, modern dünyanın karmaşasına ve unutuşuna karşı; mutfak tezgahlarının arkasından, yalnız odalardan ve kadınların gizli saklı kalmış iç döküşlerinden yükselen, edebiyatımızın en samimi, en iç sızlatan ve en dokunaklı şiirsel manifestolarından birini sunuyor.
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma
Bir tatlıdan daha leziz
10/10
·348 syf.··
2026 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:33
Bu nasıl güzel bir kitaptır böyle… Hani tatlı yersiniz de ağzınızda enfes bir tat bırakır ya da yemek sonrası … Öyle mükemmel bir tat… Bu yazarla tanışmak ne kıymetli. Bu kadar harika bir kitap olacağını düşünmemiştim ama öyle güzel ki anlatmak için kelimeler yetmiyor. Hikayenin içine bir giriyorsunuz Rıdvan, Behiye, Suad, Eliz… daha kimler kimler oluyorsunuz. Ah Nermin Hanım nasıl bu kadar güzel bir kitap yazabildiniz… Resmen hayran kaldım. Kalemine , anlatımına , konusuna , kişilere , her şeye … Yüreğim cız ede ede okudum resmen. Alıntılar yaptığım o kadar güzel söyleri vardı ki kitabı aslında baştan sona alıntılamak istedim. Mektuplarla yazılan bir hayat ve bir sürü kişi okurken hepsinin aslında bir kişi de tekrar buluşması ne kadar güzeldi. Yazılacak söylenecek o kadar güzel sözler var ki bu kitap için herkesin mutlaka okuması gerekiyor. Yazarla daha tanışmamış olanlar kesinlikle bu kitapla başlayabilirler. Ben yazarın şans verdiğim ilk kitabıydı ve iyi ki bu kitapla onu tanımışım diyorum ve diğer kitaplarını okumak için aşırı sabırsızlanıyorum. Mükemmel bir kitaptı. Uzun zaman sonra okuduğum ve tanıştığım en iyi yazarlardan oldu. İyi ki okudum ve bu yazarın kalemiyle , hayal dünyasıyla ve onun beyninin içindeki kişiyle tanıştım… Yazarımıza bir not: Mürekkebi hiç kurumasın , aklından geçenleri yüreğiyle beraber kaleminin ucundan dökülmesi dileğiyle… İyi ki var…Okuyuculara iyi okumalar dilerim.
Saklı Bahçeler HaritasıNermin Yıldırım · Hep Kitap Yayınevi · 20183,999 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 105. kitabı
Sonuyla beni hüngür hüngür ağlatan o büyülü kitap. O kadar güzel bir seri ki. Kendiyle savaşında Çoban Kral’ın kayıplarını görüyoruz bu kitapta. Elsepth’in bedeninde Yew ailesine yardım etmeyi kabul etmiş olan Çoban Kral Taxus’un tek amacı sisi ortadan kaldırmak ve sisi ortadan kaldırmaktır. Ama herkesin farklı planları vardır. Ravyn, Kabus, Jespry ve geri kalanlar iki kızıl kadim ağaç kartını bulmak için yola çıkar. Bu sırada Elm ve Ione cephesinde ufak kıvılcımlar vardır. Kitabın sonunda hangi taç sahibi kazanacak. SPOILER?!?? Bu kitapta o kadar çok yerde ağladım ki anlatamam. Özellikle Kabus ve Elsepth’in vedalaşması beni üzüntüden bayıltacaktı. Bir bakıma Elsepth için kendinden vazgeçti ve ailesine kavuşmaya gitti. Ione ve Elm’in evlenmeleri kendi krallıklarını kurmalarını, kader kartlarının tek bir karta çoban kral kartına dönüşmesi. Ah o kadar güzel detaylar vardı ki anlatamam. Bu hikaye suçsuzların kendi savaşlarını anlatıyor. Hauth öldüğünde göbek attım resmen. İğrenç herif ya. Yine de seri mükemmeldiiii.
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,312 okunma
8/10
·151 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
229 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:42
Şu ana kadar okuduğum en ilginç kurgulardan biriydi şüphesiz. Boşluğa düştüm. Kurgunun vermek istediği mesajlardan ziyade karakterlere odaklandım ben. İki çocuğun da zihinsel olarak farklı olması, bu yüzden yaşadıkları zorluklar, yol açtıkları zorluklar, ve gördükleri şiddetin beyin kimyalarını nasıl değiştirdiği.. Bilmiyorum beni çok sarstı. Psikolojik içeriği açısından hem beğendiğim hem de çok içimi burkan bir kurgu oldu. Unutamayacağım kitaplar arasında... Ah şibong..
Edebiyat & Roman
Özür DilerizLee Ki-ho · Othello Yayıncılık · 2022211 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 30. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 16:16
Savaşın kaybedenlerini -özellikle kadınları- ele alan, mağdurların merkezde olduğu bir tragedya. Yunanların zaferinden sonra Troyalı kadınların Yunan komutanların ganimetleri haline gelmelerini işler. Euripides'in, Hekabe karakteri üzerinden esaslı bir psikolojik tahlil işine giriştiğini de görürüz. Böylece iktidarın şiddetini, savaşın ezilenler üzerindeki etkisini göstererek güç sahibi olmanın haklı olmak anlamına gelmediğini düşündürür yazar. Diğer Antik Yunan metinlerine baktığımızda savaşların kahramanlık hikayeleri gibi işlendiği göze çarparken burada savaş karşıtı denebilecek bir ton vardır: "Ah kargıları beyinlerinden güçlü Hellenler!" (s. 47). Üstelik, eser boyunca siyasal özneler olarak kadınlar savaş, iktidar, adalet ve zafer hakkında konuşurlar, bu da tragedyanın ayırt edici bir özelliği olarak düşünülebilir.
Troyalı KadınlarEuripides · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022772 okunma
Tarihin Tozunu Yutmuş Bir Yalnızlık
8/10
·320 syf.··
2025 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2025 00:00
Öncelikle dürüst olalım. Ben yüzlerce yıldır yaşıyorum, ah ne kadar acı çekiyorum, herkes ölüyor ben kalıyorum edebiyatından biraz kusma noktasına gelmiş olabilirsiniz. Ben de kitabı elime alırken ,yine mi vampir dizisi kıvamında bir ölümsüzlük dramı?, dedim. Ama Matt Haig abimiz sağ olsun, klişelerin etrafından dolanmayı iyi becermiş. Kitabımızın kahramanı Tom. Kendisi bir tarih öğretmeni ama hani şu tarihi yaşıyormuş gibi anlatıyor denilen hocalardan. Adam haklı, çünkü zaten Shakespeare’le takılmış, Kaptan Cook’la gemi turlarına katılmış, Fitzgerald’la kadeh kaldırmış. Romanda bir Albatros Derneği var. Tom gibi yavaş yaşlananları koruyor (sözde). En büyük kuralları ise asla aşık olma. Yahu adam zaten 400 yıldır yaşıyor, hormonları bile emekli olmuş, sen hala aşk yasağı koyuyorsun. Ama tabii ki bizim oğlan kuralı çiğneyecek, yoksa kitap bitmezdi. Kitap boyunca Tom’un sürekli günümüz dünyasından şikayet edip geçmişi özlemesini okuyoruz. Telefonlar kötü, internet tü kaka, herkes acele ediyor... Tamam Tom anladık, en otantik yüzyıl senin yüzyılındı. Bu kısımlar beni baydı şahsen. Gece Yarısı Kütüphanesi 'ni okuyanlar bilir, Matt Haig kişisel gelişim soslu roman yazmayı sever. Burada da satır aralarında bize anı yaşa, geçmişe takılma, gelecek zaten yok gibi mesajları fırlatıyor. Neyse ki bunu kafamıza vurarak değil, güzel bir kurguyla yapıyor. Kitap kötü mü? Asla değil. Hatta o kadar akıcı ki. Sadece sonlara doğru olaylar biraz aceleye gelmiş, sanki Matt Haig'in teslim tarihi yaklaşmış da alelacele toparlamış gibi bir hava var. Yine de piyasadaki o içi boş fantastik kitaplara bin basar.
1000Kitap
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma