Ah Ethem ah...
Bazen suyun berraklaşması için önce bulanması gerekiyor.
Sayfa 165
Ah be Ethem ...
Garson, getir oğlum hesabı, ben alıyım.Ben ödeyeyim.Nasılsa bu ailede her şeyin bedelini en çok ben ödedim.
Sayfa 71
Reklam
Ah Ethem…
Garson, getir oğlum hesabı, ben alayım. Ben ödeyeyim. Nasılsa bu ailede her şeyin bedelini en çok ben ödedim.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Alıntı
Kimseye dinletemiyorum, kimse beni dinlemiyor..
Tabii, tabii, tabii… Ben varım, Selim var, sonra Turgut, Metin de var, Süleyman Kargı, Hikmet… Ah, Hikmet de var. Var, var… Meyhanedeyiz, içiyoruz. Dört büyük roman üstüne iki şişe şiir içmişiz, nasılız biliyor musun? Vuhuuu… Ben… Benim Romanlarda Yaşayanlar diye yeni bir romanım var; romanımı anlatıyorum. Süleyman Kargı büyük bir ciddiyetle dinliyor. Selim her zamanki gibi alay ediyor, alaycı… Hikmet… Hikmet bilgeyi düşünüyor. Metin içmeye devam ediyor, bir yandan da biraz daha patlıcan salatası söylüyor. Sonra Coşkun geliyor. “Ey zavallı milletim!” diye onun meşhur bir tiradı var ya, onu söylüyor… Ben… Ben diyorum ki: “Ben öldüm! Öldüm,” diyorum, “ama yaşamaya devam ediyorum…” Kimseye dinletemiyorum. Kimse beni dinlemiyor…
Alıntı
Ah Ethem ..
Annemle iyi bir ilişkimiz olsaydı eğer, bana değil aksayan , iki bacağı olmayan bir kız bulup getirse de severdim, biliyorum. Sorun Nurten’le değildi , annemle olan ilişkimizdeydi bizim. Nurten’i bana kesilmiş bir ceza gibi gördüm uzunca süre.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Hmm
"O kadar ümitsiz bir çığlıkla 'Ne sanat kaldı ne bilim, ne ahlâk kaldı ne para' diye ah vah etmekten kaçınmak pek mümkün olmuyor."
Sayfa 20
Reklam
Reklam