"Sheldon, bir insanın yüzünde olan her zaman kalbinde olan değildir."
Bu replik "Young Sheldon" dizisinden bir alıntıydı. Sheldon ile June poker oynuyordur ve June'ın yüz ifadesinden oyunun kötü gittiğini düşünen Sheldon, hamlesini büyük bir gururla yapar. Fakat bu sadece June'ın yaptığı bir blöftür, o an Sheldon acı bir gerçekle karşılaşır, insanların yüzündeki ifadeler sahte olabilir. Artık güveneceği insanları yüz mimiklerinden ayırt etmek yanlış bir veridir.
Hangi işlerde çalışıyorsunuz, kimlerle muhatap oluyorsunuz, hangi ortamlarda bulunuyorsunuz bilmiyorum, fakat şundan eminim ki muhakkak sizde yüz ifadesinin yalan olduğu insanlarla karşılaştınız. Hatta bazılarınız dönüştü, bazılarınız bu duruma alışamadı. Bir kısım insan ortamlara adapte olabilmek için farklı karakterlere bürünürken bir kısım insan ise asla benliğinden taviz vermedi. Taviz vermeyenler genelde dışlanan, bazen kullanılan, bazen yerden yere vurulanlar oldu fakat değişmedi, çünkü onlar neyin doğru olduğunu çevresine göre değil, çizgisine göre belirleyen insanlardı. Kitabın baş kahramanı Howard Roark da karakterinden ödün vermeyen çevresine uyum sağlamak yerine doğru bildiği yolu tercih eden biri.
Ayn Rand günümüz dünyası insanlarının nasıl benliklerinden uzaklaşıp aynı tip insana dönüştüklerini gözler önüne seren sürükleyici bir hikayeyle karşımıza çıkıyor. Bu cümle çok basit bir ifade aslında, kitapta oldukça öğretici bir çok ölçek var.
Howard Roark ile Peter Keating zıt karakterlerde olan ve mimarlık mesleklerini yapmaya çalışan iki gençtir, kitap mezuniyetlerinden hayata atılmalarına kadar, neredeyse tüm hayatlarını konu ediniyor. Sadece bu iki karakterle değil romanın içindeki tüm karakterlerle muazzam dersler veriliyor. Dominique Francon, Guy Francon, Catherine Halsey, Ellsworth