10/10
·312 syf.··
2026 15. kitabı
zengin olmayı bırakın varlıklı olmaya bakın. varlıklı olmak ise karakteristiktir ve buna ulaşmaya giden yollarda kendinizi derinlemesine ölçümleyin diyen kitap. kitaptan bazı alıntılar: --- spoiler --- voltaire'nin şu gözlemini severim: "tarih hiçbir zaman tekrar etmez; insanlar ise her zaman kendini tekrar eder." bu gözlem parayla ilgili davranışımıza çok iyi uyuyor. eğitim ve ileri görüşlülük, düzeyi ne olursa olsun, hiçbir zaman belirsizlik ve korkunun gücünü gerçek anlamda yaşatamaz. amerikalıların piyango biletlerine harcadıkları para, film, video oyunları, müzik, spor etkinlikleri ve kitap harcamalarının toplamından daha fazla. peki piyango biletlerini kim alıyor? çoğunlukla yoksul insanlar. abd'de en alt gelir düzeyindeki haneler, piyango biletlerine ortalama 412 dolar harcıyor ve rakam en yüksek gelir grubundakilerin dört katı. amerikalıların yüzde 40'ı acil bir durumda 400 doları bir araya getiremiyor. başarı kötü bir öğretmendir. zeki insanların zihnini çekerek kaybetmeyeceklerini düşünmeye iter. modern kapitalizm iki şeyde uzmandır: server üretmek ve kıskançlık yaratmak. belki de bu ikisi el ele ilerliyor; emsallerimizin önüne geçme isteği, sıkı çalışmanın yakıtı olabilir. fakat "yeter" duygusu olmazsa, hayatın hiçbir eğlencesi kalmaz. dedikleri gibi mutluluk, aslında sadece sonuç, eksi beklentidir. müthiş sonuçlar elde etmek için müthiş bir güce sahip olmanız gerekmiyor. iyi yatırım, mutlaka iyi kararlar almaya bağlı değildir. işleri sürekli olarak berbat etmeme meselesidir. napolyon askeri dehayı, "etrafında herkes aklını kaybederken ortalama şeyler yapabilen kişi" olarak tanımlamış. yatırım da öyledir. peter lynch, zamanımızın en iyi yatırımcılarından birisidir; bir keresinde şöyle demişti: "bir işte harikaysanız, 10 defasından 6'sında haklı
Paranın PsikolojisiMorgan Housel · Scala Yayıncılık · 20242,766 okunma
10/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 00:00
spoiler olabilir kitabin sonunu zaten baslarken ogrenmistim o yuzden acaba kacinci bolumde jest olecek diye diye okudugum icin elimde paralandi kitap bitmek bilmedi uzadi da uzadi en sonunda o kisimlara geldim zaten coook uzuldum kitapta en cok jokeri sevdim diger herkese kusur bulabilirim ozellikle o kalles mary ann her sey onun yuzunden karmasiklasti yok ben korktum bilmem ne sen tanimiyodun falan tamam abla bi sen akillisin zaten cathin adini cikarayazdigi yetmiyor bir de iyilik yapicam diye kalkti yem oldu ustune jest oldu onun yuzunden kizim seni herkes affetse ben affetmicem beter ol diger karakterlere gelecek olursak hapkaciya uzuldum her sey onun sacma sapan satranc diyarindan getirdigi malzemeler yuzunden olmus olsa da delirmemek icin didinip durup yine de kafayi siyirmasi beni uzdu ama cok degil peter peter denen herif karisi yasayacak diye milleti yem etmeyip jesti oldurmeseudi bir noktada davasinda hakli olurdu da iste yanlis adimlar atti hep millet geberdi bunun yuzunden cath icinse kralice olmayacagim diye dolasip kralice olup ustune hem manitasindan hem de kalbinden olmasi ah benim uzumlu kekim o seytan annen olmasaydi her sey daha guzel olurdu tutturdu hayallerimiz gelecegin mutlulugun cok istiyosan kocani bosa krali sen al yani bir de kizi zorbalayip durdu nefret ettim keske olseydi kuzguna gelecek olursam bir an o katil cikacak diye asiri tirstim o nasıl betimlemeydi kimin kim oldugu belli olmuyor tum her seye ragmen senin jesti oldurebilecegini dusunmek benim aptalligimdi affetbeni cok hayranim sana kitabin genel yorumuna gelecek olursam ben alice harikalar diyarina cok hakim olmadigimdan dolayi kafam cokca karisti bir o oluyor bir bu hic ayrintiya girilmemis zaten ilk sayfalar hic gecmiyordu yok pastane yok salak kral yok o yok bu ay kafam sisti
KalpsizMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20171,499 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·560 syf.··
2025 3. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 00:00
Hayatımın dalgalı bir dönemi olduğu için uzun sürede okudum. Yoksa daha çabuk bitebilirdi, ve daha çabuk bitirseydim daha da keyif alabilirdim. Ancak gerek konusuyla gerek de yapılan tanıtımlarla bir sene öncesinden karar verdim zaten Katabasis'i okumaya. 2025 yılının en beklenen romanı. Öncelikle şunu söylemem gerekiyor; kitap o kadar da ön hazılık gerektirmiyor. Ön basım kitapları alan booktokerların hepsi 10'ar kitaplık falan liste hazırlamışlardı okumanız lazım diye. Listedeki kitaplar da zaten çok basic kitaplar. İlyada ya da İlahi Komedya gibi. Okumamış olabilirsiniz ama yine de aynı zevki alırdınız. Zaten çevirmen de gerekli notları düşmüştü. Benim ilk problemim çok gidişli gelişli zaman akışıyla oldu. Ancak sonra fark ettim ki bize cehennemdeki hiperbolik uzayı taklit ediyoruz ve oradan oraya atlıyoruz. Bundan sonra çok daha tatlı gelmeye başladı. Bir noktada Alice'e o kadar sinir oldum ki kitabı yarım bırakmayı düşündüm. Kuang'ın çok iyi olduğu iki nokta var: iyi bir akademi kurgusu ve nefret edilesi ana karakterler. Alice'in kitabın başındaki motivasyonu bir noktada hırstan çok saçma geldi bana. Sonra sonra o da biraz daha açıldı ama zor alıştım karaktere. Kitabın sonu çoook sürükleyiciydi elimden bırakamadım. Alice'in dönüşütüğü kişiye de hikayenin bağlandığı yere de bayıldım. Böyle sonları seviyorum. Ah Peter üzümlü kekim!!!!
KatabasisR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 2025678 okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 208. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 00:32
Vahşi Kayıp Çocuklar 4 Fae Prensler Bu serinin veda kitabı olması beklentiyi yükseltmişti ve itiraf edeyim, final beklediğimden daha tatmin ediciydi. Nikki St. Crowe, Peter Pan mitosunu karanlık, olgun ve duygusal bir reverse-harem kurgusuna dönüştürürken en güçlü yönü karakterler arasındaki bağları ve duygusal çatışmaları işleyişi oldu. Kas, Bash, Vane, Peter ve özellikle Darling arasındaki sadakat ve birlik teması kitabın kalbini oluşturuyor yazar bu duyguyu okura gerçek hissettirebiliyor. Darling’in onları bir arada tutan çekirdeği, nihai zaferin duygusal olarak inandırıcı olmasına büyük katkı sağladı. Finalin duygusal dorukları ve bazı savaş sahnelerinin etkisi beklediğimden güçlüydü; veda hissi yerindeydi. Tinker Bell’in yeniden dirilişi ve sahneleri gerçekten etkileyiciydi karizmatik, kurnaz ve acımasız bir kötü karakter olarak ilgi çekici bir yazım vardı. Onun manevraları okuru diken üstünde tutuyor. Karakterlerin iç sorgulamaları, kişisel zayıflıkları ve birbirlerine olan bağlılıkları kitap boyunca duygusal yatırım yapmayı sağlıyor. Hikâye akıcı; reading slump’ta olanlar için ideal, tek oturuşta bitirilebilecek bir yoğunlukta. Evrenin mitolojik/fantastik altyapısı yeterince derinleştirilememiş hissettiriyor. Büyü, fae toplumunun yapısı, geçmiş olayların kapsamı gibi dünyaya dair merak uyandıran sorular çoğunlukla yüzeyde kalıyor. Doğru ellerde çok daha zengin bir fantastik seri olabilirmiş. Bazı karakterlerde (özellikle Darling’de) hâlâ “ah keşke daha güçlü yazılsaydı” dediğim yerler oldu ama buna rağmen serinin eğlenceli, hızlı ve fantastik havası hâkim. Kötü karakterlerin geri dönüşleri, fae dünyasına küçük dokunuşlar ve grup dinamiği derken bir bakmışsınız sayfalar akıp gitmiş. Karanlık bir Peter Pan retelling’i Eğlenceli karakter dinamikleri Duygu +
Fae PrensleriNikki St. Crowe · Nox Yayınları · 202568 okunma
www.sukhabilge.com
Puan vermedi·992 syf.··
2025 16. kitabı
"Sheldon, bir insanın yüzünde olan her zaman kalbinde olan değildir." Bu replik "Young Sheldon" dizisinden bir alıntıydı. Sheldon ile June poker oynuyordur ve June'ın yüz ifadesinden oyunun kötü gittiğini düşünen Sheldon, hamlesini büyük bir gururla yapar. Fakat bu sadece June'ın yaptığı bir blöftür, o an Sheldon acı bir gerçekle karşılaşır, insanların yüzündeki ifadeler sahte olabilir. Artık güveneceği insanları yüz mimiklerinden ayırt etmek yanlış bir veridir. Hangi işlerde çalışıyorsunuz, kimlerle muhatap oluyorsunuz, hangi ortamlarda bulunuyorsunuz bilmiyorum, fakat şundan eminim ki muhakkak sizde yüz ifadesinin yalan olduğu insanlarla karşılaştınız. Hatta bazılarınız dönüştü, bazılarınız bu duruma alışamadı. Bir kısım insan ortamlara adapte olabilmek için farklı karakterlere bürünürken bir kısım insan ise asla benliğinden taviz vermedi. Taviz vermeyenler genelde dışlanan, bazen kullanılan, bazen yerden yere vurulanlar oldu fakat değişmedi, çünkü onlar neyin doğru olduğunu çevresine göre değil, çizgisine göre belirleyen insanlardı. Kitabın baş kahramanı Howard Roark da karakterinden ödün vermeyen çevresine uyum sağlamak yerine doğru bildiği yolu tercih eden biri. Ayn Rand günümüz dünyası insanlarının nasıl benliklerinden uzaklaşıp aynı tip insana dönüştüklerini gözler önüne seren sürükleyici bir hikayeyle karşımıza çıkıyor. Bu cümle çok basit bir ifade aslında, kitapta oldukça öğretici bir çok ölçek var. Howard Roark ile Peter Keating zıt karakterlerde olan ve mimarlık mesleklerini yapmaya çalışan iki gençtir, kitap mezuniyetlerinden hayata atılmalarına kadar, neredeyse tüm hayatlarını konu ediniyor. Sadece bu iki karakterle değil romanın içindeki tüm karakterlerle muazzam dersler veriliyor. Dominique Francon, Guy Francon, Catherine Halsey, Ellsworth
Hayatın KaynağıAyn Rand · Pegasus Yayınları · 20213,742 okunma
10/10
·544 syf.··
2025 79. kitabı
Okumadan önce dedim ki vardır bir ters köşe olmaz öyle bir şey, böyle bitemez dedim. Ama tam olarak oldu. Bu seri için ne desem bilemiyorum. Bu hikayedeki her bir karakterle öyle bir bağ kurdum ki... Kitap bitti kapağı kapandı ama bende bittim. Bu kitapta diyemiyorsunuz 'bu sadece bir kurgu' diye. Askeri kurgu evet ama bilmiyorum inanın yorum yapamıyorum. O kadar çok ağlattı ki bu kitap beni, benden askeri kurgu önerisi istendiği zaman #birkibritleyokolmak serisinin adını hiç düşünmeden vereceğim. Ahhh bizim #hayalettimi, ne kadar gurur duysam sizinle az geliyor. ITO adıyla bilinem t*rör örgütünü yakmaya yıkmaya adanan hayatlar o gözü kara yiğitler! Talia, dayısını bitirmek ve kardeşini kurtarmak için sevdiği bey ve ekibin geri kalan üyesinden eğitimler alır ve aldığı eğitimler sonucunda gizli göreve adım atar. Ah o dayısı olacak Peter! Senden nefret ediyorum ya! Adam o kadar pis bir şey ki, her şeyden sıyrılmanın yolunu buluyor. Ona bir tuzak kurulduğunu da anlıyor. Ben daha ne desem bilemedim, anlatsam olmuyor sussam gönül razı değil. Ama Umay ve Koca Dev Akif Cesur Siz kavuştunuz ya tamam artık Herkese baba olan o adam, Barut'un canları da artık ona emanet Daha fazla detay ve spoi vermek istemiyorum ama olmuyor gerçekten, hiç bıkmadan günlerce konuşurum ben bu seriyi! Öte yandan bir de çok sevdığim karakter Mermi! Seni unutur muyum hiç, nasıl bir baba yiğittin sen öyle! Yemin ediyorum, yazarım yazdı ama kaç kişinin yüreğine nasıl bir ateş düşüreceğini bilmeden. Bizi bu denli etkilemesi, gerçekle eş değer oluşu ve tam olarak bir askeri kurgu olması. Ben bu seriyi baştan sona emin olun tekrar bile okurum yaksa da yıksa da! Size canı gönülden alın ve okuyun diyorum. Öyle güzel dostluklar ve aşklar hatta bir amaç uğruna yitip gidecek canlar olsa da bu seriyi okuyun.
Bir Kibritle Yok Olmak 3Özge Naz · Guardian Yayınları · 2025736 okunma