Bugün en küçük kardimin doğum gününü bilmem kaçıncı kez kutlarken en son sohbetlerden birinde bir kızdan bahsetti. Bir ilkokulda bahsettiği vardı. Ve de şimdi (22). (: Şaşırdım ve çok sevindim. Heyecanını göstermemeye çalışıyor şalak. Kızdan etkilenmiş ama farkında değil. Sırf bu yüzden de kıza gıcıklıklar yapmış. Katıksız odun. Ona en başta dediğim "Aklı veya karakteri sıkıntılıysa seviyor olsan bile vazgeç." oldu. O da gerçekten seçim yapabilir mi ikileminde kaldığım içindi. Sonra özet geçti biraz. "Ben etkilenmedim. Ama benden hep etkileniyorlar. Ayrıca ben sahiplenme duygusunda bazen aşırıya kaçabiliyorum." vs. haline gülüyorum. "Aşık olmadan mal olmuşsun bile ahahahah. Ve kızdan gayet etkilenmişsin. Ama yabancısı olduğun bir şey o yüzden tereddütte kalmışsın. Kaçıngan bağlanırsan ondan önce benden dayak yersin. Aranızda arkadaşlıktan farklı ya da daha çok hisler varsa kendinize zaman tanıyın. Evlilik sonrasını bile düşünmüşsün. Tabi ki de gergin ve panik olursun. Arkadaş gibi tanışmalar ya da buluşmalar olsun. O zaman içindekiler daha çok netleşir. Normal ve sıradan vakit geçirmek dışında başka bir şey düşünme şimdi, aşama aşama git. Minnoş bir kızsa tersleyip sert tavır sergileme. Dozuna dikkat et ya da." diyorum.
Bana "Ben duygusuz bir insanım, birinden etkileneceğimi ya da seveceğimi düşünmüyorum." dedi.
"Duygusuz bir insan yoktur, zor insanlar vardır. Ya da zor beğenenler diyebiliriz. Kim sana böyle söyledi?! Tek tük şeylerin hariç mükemmel bir beyefendisin tabi o en çok köprüyü geçtikten sonra belirse de özün duygulu ve hassas aslında. Tanıdığım en adamlardan birisin. Benden onay almışsın yoksa birine layık olacak seviyeye gelememişsin o yüzden daha çalış üzerinde derdim. Beni biliyorsun."
"Alla alla, lan ben senden önce aday buldum. Ablanları bekle derseler