Tarihçi bir haber spikeri gibi olmalı. (Haber-tarihi olay) çıplak, yalın, olduğu gibi verilmeli. Tarihçi taraf tutmamalı, yanlı olmamalı, aksi durumda inandırıcılığı sorgulanır hale gelir. Bu yazar da bir hayli taraflı bir üslup kullanmış...
Öncelikle kitabın yazarından kısaca bahsedecek olursak;
" Shakespeare müslümandır, Karl Marx cinnidir, Mehmet Akif Ersoy peze..nk, Kurtuluş Savaşında keşke yunan galip gelseydi, komünist Stalin askerlerine, kumlara Ayetel Kürsi okuyarak Almanlara serpilmesini emretti ve böylece maneviyat kazandı..." diyerek, zihnin ve/veya milli şuurun muhtemelen yaşa bağlı cıvıyarak çamurlaşmaya başladığını tasdik eden açıklamaların sahibi, Sayın Kadir Mısıroğlu.
Bir zamanlar(70-80 li yıllarda ki o zamanlarda kitaplarında Cüneyt Emiroğlu mahlasını kullanıyordu...) yaptığı konuşmalar ve çıkardığı bühtan dolu kitaplar neticesinde kesinleşen cezalardan kurtulmak adına, hakkında -sahte olduğu iddia edilen- deli raporu çıkartılan fakat adına çıkartılan bu rapordaki sahteliği hiç de belli etmeyen; zamanında Erbakan'ın dahi prim yaptırmayarak tasfiye ettiği yazarımızın en meşhur eserinin incelemesinden ziyade, kitapta gösterilen kaynakların incelenmesini daha doğru buluyorum. Zira, yüzlerce sayfa saçma sapan, aslı astarı olmayan, fütursuzca atılan iftiraları tashih etmeye bu satırlar yetmeyecektir.
Kitabın ana konusu olan Lozan ile ilgili kaynak gösterilen kişilerin büyük bir kısmı; gelecek Cumhuriyet düzenine karşı olacak olan ve sonrasında Atatürk'e karşı hazırlanan İzmir Suikastinde yargılanıp ceza alan kişiler olduğunu hatırlatmak isterim. Kalan kısımlarda kaynak olarak gösterilen kişiler ise; amiyane tabirle kilimcinin kör oğlu olarak adlandırılabilecek ki Cumhuriyetin İlanı ile tasfiye edilecek, özellikle 1. meclisin bazı mebus ve düşünürlerinden ve valilerden faydalanılmış. İstisna denilebilecek küçük bir kısım kaynak ise gazetelerden ve yeni devlette mevki sahibi kişilerden alınmış...Bunların dışındaki fikriyat ve muhassala, incelemenin girişinde yazdığım bazı nevrotik