Osmanlı dönemi sonrası sürekli karışıklıklar ile anılan Kıbrıs'ın tarihi geçmişini ele alan ve adadaki sorunların temelinin Kur'an-ı Kerim'de de sıklıkla bahsedilen Hak ile Batılın mücadelesinde yattığını belirten bu kitap çözüm önerisi olarak da Milli Görüş Hareketi'nin savunduğu Hakk'ın yanında yer alarak kurulacak İslam Birliği öncülüğünde cihad etmek gerektiğini savunmaktadır. Yalnızca savaşlar ile de değil aynı zamanda adadaki insanların batılılaşma ve dünyevileşme eğilimlerini terk ederek ahlak ve maneviyata sarılmaları zorunluluğunu da ortaya koymuştur. Özellikle Kıbrıs Barış Harekat sırasında ve sonrasında yaşanan gelişmeler üzerinden örnekler ile de bu sav desteklenmiştir. Milli Görüş Hareketi üzerinden Kıbrıs'ın anlatılıyor olmasına rağmen taraflı bir anlatımdan kaçınılması kitabı objektif hale getirirken olayların kronolojik olarak verilmesi de sebep sonuç ilişkisini rahat kurmamıza ve Kıbrıs meselesini daha iyi anlamamıza katkı sağlıyor. Hali hazırda Kıbrıs meselesi üzerine askerlerin anıları ve Türkiye'de sol kesime ait değerlendirmeler bulunurken ve o tarafın bakış açılarını incelerken Milli Görüş açısından da Kıbrıs meselesini okumak benim için önemli fırsat oldu.
Bir üniversitede profesör olabilirsiniz, Nobel ödülleri de alabilirsiniz, ama ülkenizin insanı bugün olduğu gibi açsa, sefalet ve zorluklar içerisindeyse, dünyada 300 bin çocuk yoksulluk içinde açlıktan ölüyorsa, sizin Nobel ödülleriniz ne işe yarar?