Ölümden daha korkunç şey vardı,ölümün ayak sesi! Gelen ölümün kendisi görünmeden duvara vuran gölgesi! İhtiyarlık bu gölgeydi,bu sesti! "İhtiyar" misafirlikte çok oturan adamdı; onunla artık konuşmayacaklar, ne vakit gidecek diye bekleyen gözlerle ona bakacaklardı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Süheyla da derste Adnan'ın anasını merak ediyor.Hastayı sorarken gözleri doluyor.Fakat her derste hastanın yine hasta olduğunu duymamak için bir zamandan beri Süheylâ,Adnan'a anasını sormuyor.Bu sualler Süheylâ'nın kendi merhametini göstermek için Adnan'ın acısını arttırmak değil miydi?Ve Süheylâ bu sualleri terkediyor.O,Adnan'ı üzmemek için kalpsiz olmaya razı..
Yavru kurt insanlar gibi düşünseydi,hayatı,doymak bilmez bir iştahı doyurmaya çalışmak olarak özetlerdi.Dünyayı ise takip eden ve edilenin,avlayan ve avlananın,yiyen ve yem olanın bir sürü arzu ve iştahıyla dolu;düzensizlik ile şiddetin,açgözlülük ile kıyımdan ibaret bir kaosun acımasız,plansız ve sonsuz rastlantıyla birlikte tamamen körlemesine ve karmaşa içinde hüküm sürdüğü bir yer olarak görürdü.