Bir ilişki için uğraşmak, irade gücüyle ereksiyon sağlamak ya da rüya görmeyi örgütlemek kadar imkansızdır. Aslında bir ilişki için çabalıyorsanız, zaten bir şeyler ters gidiyor, bir şeyler eksik demektir. Başka bir deyişle, erotik hayatlarımızda çabalamak, daima haddinden fazla çabalamak anlamına gelir; yeniden tembelleşmemiz gerekir mutlaka, çünkü iyi şeyler-sevgi, merak, arzu, dertsiz bir ilgi- ancak çaba bittikten sonra gelir.
İnsanlar sıklıkla sağ ve solun zıt olduğuna inanırlar; kadın ve erkeğin, sıcak ve soğuğun, hafif ve ağırın, güçlü ve güçsüzün zıt olduğuna. Bilimsel bakış açısına göre bunlar zıtlıklar değil çeşitliliklerdir. Bir ölçünün ideal bir kurguya göre yakınlıklarına göre düzenlenmiş dereceleridirler. Aynı şekilde iyi ve kötü, normal ve anormal de zıtlık değil, çeşitliliktir.
Hiçbir deneyim başarı ya da başarısızlık nedeni değildir. Deneyimlerimizin sarsıntısı nedeniyle acı çekmeyiz, onları amaçlarımıza uygun hale getiririz. Deneyimlerimize yüklediğimiz anlamlarla kendi kaderimizi belirleriz ve belirli deneyimleri geleceğimizin temeli olarak aldığımızda, muhtemelen bazı hatalar yaparız. Anlamlar olaylar tarafından belirlenmez fakat bizler olaylara yüklediğimiz anlamlarla kendimizi belirleriz.