Hey gidi dünya! İnsanoğlu ne biçim insanlara gülümsemek zorundadır. Gece evde hala gülümsüyor muyum diye aynaya bakardım. Olur ya, söndürülmesi unutulduğu için gündüz gereksiz yere yanmakta devam eden bir elektrik lambasına dönmüş olabilirdim.
Çünkü bir mevsimde bir ağaçtan bir kiraz tadarsınız, tadı damağınızda kalır. Ertesi mevsim ağaca yine uğrarsınız. Bir mevsim önce tadına doyamadığınız kiraz, onu kopardığınız dalda yoktur. Ya ağaç, ya siz ya da ikiniz de değişmişsinizdir. Ben ağzımın tadını kaybetmedim. Belki onlar kaybetmişlerdir. Rahatsız etmek istemem.