Elime aldığımda hem merak edip hemde okumak için heyecan duyduğum tadı damağımda kalan güzel bir kitaptı. Ortadoğu’nun anlatıldığı ve anlatılırken de sade ve akıcı bir üslup ile okuyucuyu diğer sayfaya hemen geçmek için sabırsızlandıran aynı zamanda sindirerek okumak gerektiğini de düşündüren bir eserdi. Ortadoğu hakkında kimi zaman evet bunu biliyorum dediğimiz kimi zamanda hiç bu yönden bakmamıştım diyerek değişik bir bakış açısı kazandıran önemli noktalara kitapta temas edilmiş. En önemli sorulardan Ortadoğu neresiydi neydi? Ortadoğu herkesin sahip olmak isteyip ama sahip olamadığı zamanda basitlik algısı oluşturularak ya da bölünüp parçalanarak sahip olma emelleri için tüm dünyanın çalıştığı bir güç mücadelesinin merkeziydi. Tepeden tırnağa İslamdı Ortadoğu peygamberlerin yaşadığı, yüce kitabımız Kuran’da bahsedilen topraklardı. Ortadoğulu olmayanın bu topraklarda tutunma imkanının olmadığı yerdi. Ortadoğu’nun güzelliğinin de içinde gizli olan yerdi KUDÜS…
…Kudüs’ü elde tutmak, gücünün doruğuna erişmektir kıyamete kadar geçerli bir kural olarak, Kudüs’e sahip olanlar siyasi askeri ve ekonomik anlamda da kuralları koymaya hak kazanırlar Kudüs coğrafyanın adeta ümüğüdür. Onu kavrayan, Ortadoğu’nun bünyesindeki diğer aksama da kolayca sahip olur.
Tarih boyunca Kudüs’ü elinde tutanlar, dünyaya hakim olmuştur bunun tersi de doğrudur: dünyaya hakim olanlar, mutlaka Kudüs’ü de ellerinde tutmuşlardır. …