HÜZNÜM…
Nasılsın canım?Yüzünden düşen bin parça gene.Biz eski tanışırız seninle.Hayatıma iliklendin,iliğime işledin kendini.Tebrik ederim.
CESARETİM…
En yakın korumam.Koşar,yetişir,dayağını yer,beni kaldırır,büyütür.Ayrılma yanımdan olur mu?
UMUDUM…
Ooo! Kimleri görüyorum? Daha yeni hayat kazası geçirmemiş miydin sen?Gelmezsin uzun süre diye düşünüyordum.Ah UMUT şu haline bak!Kolun,bacağın kırık,kalbin hep alçıda ama uslanmıyorsun.
SEVGİM…
Nasılsın demeyeceğim.Kaç kere söyledim sana yüksek sesle konuşma ,gösterme derinlerini .Hak eden var,kıymet bilmeyen var diye.Sonra kırılıp saklanıyorsun,bulamıyorum seni aradığımda.
ŞAŞKINLIĞIM…
Ah benim şaşkın şaşkınlığım!!!!!
Neler geldi başına da değiştirmedin yine kendini.
Olana bitene hakim olamadın hiç.Ağzın hep açık kaldı.Gidenlerin ardından hep bir yaşına daha girdin.Büyüme bakalım olgunlaşma sen daha.
HUZURUM….
Muhabbetimin de dargınlığımında bitmediği huzurum.Geldimi sırtımı sıvazlar.Durmayı, durulmayı öğretir.Gittimi de uzun süre uğramaz.
Bu sefer ısrar etmeyeceğim.
Arkamda olay çıkaran kalabalık var.Gazaplarını bildiğim için arkama aldım onları.
ÖFKEM’in öfkeli kalabalığı!! Parçaladığınız,yıktığınız her şeyin bir bedeli oldu.
Yine de sayenizde döktüm içimi,bu rahatlattı.
Sende rahatla artık biraz PİŞMANLIĞIM…
Öğreneceğimizi öğrendik.Boynum bu yüzden ağrıyor,at artık omuzlarımda biriktirdiğin yüklerini.
Biliyorum çok yaralısın fakat izin ver hafiflesin kambur ettiğin bedenim.