Kitap isminden çok daha fazlasını ifade ediyor. Kitabın ismi "Varlık" olsaydı sorunlu olurdu fakat. Yazar çok kadim ve etkili düşünceleri günümüzün çatışmacı, egoist, kararsız, boğulmuş ve bohem insanına çok sadece bir dille anlatıyor. Kitabı defalarca okuduğumu ifade etmeliyim. Ve yine ihtiyaç duyuyorum.
Düşünmek gerçekten ekmek su gibi ihtiyaç duyduğumuz bir eylem midir?
Hakikaten oluş ve bozuluşta bir şeyleri nitelemek, etiketlemek zorunda mıyız?
Savaş, kan, gözyaşı mı hakim yoksa sonsuz huzur mu hakim her an yeryüzüne?
Farkındalık, mutlak farkındalık kimliğine eklediğin her yeni bir sıfat seni bunlardan alıkoyuyor olabilir mi?