nyks

nyks
@aidanixie
"Buna gerçekten inanıyor musun? Yani kimseye güvenmemek gerektiğine?" Carmine, "Bir zamanlar inanıyordum," diye cevap verdi. "Sen hayatıma girene kadar."
Sayfa 168 - Yabancı Yayınları
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum. Her şey çok yeni ve senin ne beklediğin konusunda bir fikrim yok." "Hiçbir şey beklemiyorum, tesoro," diye karşılık verdi Carmine. "Yalan söyleyemem; sana vuruldum ama sen ne yapmak istersen onu yapacağız. Ne olmamızı istiyorsan o olacağız. Ama şans vermeni istiyorum. Bana bir şans vermeni rica ediyorum." "Ne için?" Ne için? Kendini kanıtlamak için mi? Onu sevmek için mi? Güvenilmek için mi? Sevilmek için mi? Onu sevmek için mi? Nihayet değerli biri olmak için mi? "Sadece... şans vermeni. Bunun kolay olacağının ya da ne olursa olsun hep mutlu olacağımızın sözünü veremem. Daha önce böyle bir şey yaşamadım, o yüzden ne yapacağımı bilmiyorum. Ama sana iyi davranmak için elimden geleni yapacağım." "Ben de ne yapacağımı bilmiyorum," dedi Haven. "Birlikte öğrenebiliriz. Benden ne istediğini söyle yeter; bu haltın altından birlikte kalkarız." Haven gülümsedi ama Carmine onun kaygısını algıladı. "Beni mutlu ediyorsun. Ben... Hmm... Sen yanımda olamayınca burada olmaktan hoşlanmıyorum." Bunu kabullenmek onun için zor olmuş olmalıydı. "Gelecekte ne olacağını bilemem ama senin için elimden geleni yaparım. Bana bir şans verdiğin için çok mutluyum ve bu haltın kıymetini bileceğim." Carmine dudaklarını yumuşakça onun dudaklarına bastırdı. Geri çekildiğinde Haven gülümsedi. "Böylesi terbiyesiz şeyler söylemek için dudakların fazlasıyla tatlı."
Sayfa 146 - Yabancı Yayınları
Sevgililer, erkek arkadaşları için bu tür şeyler yaparlar mıydı? Daha önce hiç sevgilisi olmadığından bundan emin değildi. Lanet olsun ki onun sevgilisi olup olmadığından da emin değildi. Tek bildiği kalbini çalmış olduğuydu ve onu geri almanın hiçbir yolu yoktu. Çok kısa sürede onun bir parçası haline gelmiş, soluduğu hava gibi olmuştu.
Sayfa 145 - Yabancı Yayınları
"Doğru ifade edemedim. Tanrı aşkına! Benim için değerlisini anladın mı? Aşırı tepki gösterdim çünkü kimsenin seni üzmesini istemiyorum. Seni o aşağılık heriflerden daha çok üzdüğüm düşünüldüğünde bu anlamsız geliyor olabilir ama isteyerek yapmıyorum. Şimdiye dek karşılaştığım kimseye benzemiyorsun. Beni şimdiye dek kimsenin anlamadığı kadar iyi anlayabiliyorsun." Kayarak ona yaklaştı. "La mia bella ragazza." Haven onun bakışındaki yoğunluk yüzünden kıpkırmızı kesilerek, "Bunun anlamını bilmediğimi biliyorsun," dedi. Carmine elinin arkasıyla onun kızarmış yanağına dokundu. Dokunuşu yumuşacıktı. Haven başını ona doğru eğdi. "Benim güzel kadınım," dedi. Haven onun sözlerini kavramaya çalıştı. "Benim güzel olduğumu mu düşünüyorsun?" "Güzel olduğunu düşünmüyorum. Öyle olduğunu biliyorum." Bu sözler Haven'ı heyecanlandırdı. "Sen de öylesin." Carmine kıs kıs güldü. "Benim güzel olduğumu mu söylüyorsun yani?" Haven başını salladı. "Güzel bir insansın." "Şimdiye dek bana çok şey söylendi ama güzel insan denmedi."
Sayfa 141 - Yabancı Yayınları
Sonunda Dominic, "Nella vita: chi non risica, non rosica," dedi. "Hayatta hiçbir risk almayan hiçbir şey kazanamaz. Bunu bize annem söylerdi. Çok uzun zaman geçti ama onun sesini hala duyabiliyorum." Dominic bu anıya kendi kendine gülümserken Haven annesinin sesini zihninde canlandırdı. Bu sesi asla unutmak istemiyordu. "Annem bize birçok şey öğretti ama en iyi hatırladığım bu. Risk almaktan korkmamalısın. Her şey yolunda gitmeyebilir, felaket bir biçimde başarısız olabilirsin ve canın yanabilir ama denemezsen asla bilemezsin." Duraksayarak iç çekti. "Risk almayı göze alamayabilirsin Haven ve bunun için seni suçlamam. Olduğun gibi yaşamayı sürdürebilirsin ama istediğin bu mu? Bu kadarı yeterli mi?" Haven'ın buna verecek bir cevabı yoktu. "Ya da risk alırsın," diye devam etti Dominic. "Sende bu kapasitenin olduğunun farkındayım. İstediğin her şeyi elde edeceğini garanti edemem ama denemezsen hiçbir şeyin değişmeyeceğine eminim."
Sayfa 135 - Yabancı Yayınları