Sempre, İtalyanca'da ''Sonsuza Dek'' anlamına geliyormuş ve bunu kitapta bolca görüyoruz. Yazar köleliği ele almış ve maalesef 21. yüzyılda olsak da bu durum hala yaşanmakta. Kitabın konusuna gelirsek;
Kalbinin derinliklerinde hala nereye ait olduğunu anlamaya çalışan ve korkan bir çocuk diğer yanda ise bu dünyadaki yerini bulmaya çalışan bir kız. İkisi de görünüşte birbirlerinden farklı olsalar da aslında birbirlerine düşündüklerinden daha çok benzeyen iki genç.
Haven Antonelli ve Carmine DeMarco birbirinden çok farklı bir şekilde yetişmiştir. Haven bir köle olarak, çölün ortasında herkesten uzakta, her gün çalışarak ve tacize uğrayarak büyümüştür. Carmine ise zengin bir mafya ailesine, bir oğlan çocuğu olarak doğmuş ve bolluk içinde büyümüştür. Carmine 'Mafya Prensi' olarak anılmaktadır ve ondan tek istedikleri zamanı gelince aileye katılmasıdır yani Mafya ailesine.
Bir gün Haven'ın annesinin ona kaçması gerektiğini yoksa öldürüleceğini söylemesiyle tüm hayatı değişir. Haven, tutulduğu yerden kaçmayı başarır fakar çöl sıcaklarına dayanamayıp yarı yolda bayılır. Dr. DeMarco onu bulduğunda ölmek üzeredir. Kıza bir teklif sunar ya onunla gidecektir ya da ölecektir. Ve kız Dr. DeMarco ile gitmeyi seçer ve bu onun hayatının dönüm noktası olur.
Dr. DeMarco, Carmine ve Dominic adında iki oğluyla birlikte yaşamaktadır. Dr., Haven'a ev işlerini ve yemekleri yapması dışında serbest olduğunu belirtir ve bu durum Haven için resmen özgürlük demektir. Dayak yok, taciz yok, durmadan çalışmak yok, en önemlisi aç kalmak yoktu.
Haven ve Carmine evde karşılaştıklarında kız Carmine'in dikkatini çeker ve kızı tanıdıkça aslında birbirlerine çok benzediklerini ve ona annesini hatırlatıp, anımsattığını fark eder ve ona yakınlık duyar. Yıllardan sonra onu anlayabilecek birini