Kadın daima bir partiye gidiyormuş gibi giyinirdi. Çörek dükkanına girerken bile makyaj yapıp giderdi, bunun nedenini ise şöyle açıklardı: "Hiçbir zaman kiminle karşılaşacağını bilemezsin. Dünya bağlantılarla ilgilidir, Regina. Sadece senin kimi tanıdığın değil, onların kimi tanıdığı da mühimdir. Her şey koskoca bir ağdan ibaret ve herkes birbirine bağlı."
Beni kendine çekip sıkıca sarıldığında güldüm. Hayatıma girdiği günden bu yana olan her şey göz önüne alındığında, hiçbir zaman bu sonucu beklememiştim. Bunu olmasını umut ettiğim çok zaman olmuştu ama şu ana kadar bunun herhangi bir zaman gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden emin değildim. Dudaklarının köprücük kemiğimdeki o noktaya değdiğini hissettiğimde, gözlerimi kapattım. O noktayı hafifçe öptü ve aynı yıllar önce aynı yeri öptüğü zamanki gibi hissettim. Dudaklarını kulağıma getirdi ve fısıldadı, "Artık yüzmeyi bırakabilirsin Lily. En sonunda kıyıya ulaştık."
"Ona, bundan çok daha iyisine layık olduğunu söylerdim. Ve o adamı ne kadar severse sevsin, geri dönmemesi için yalvarırdım. Çünkü o, bundan çok daha iyisine layık."
Ona bakarken, insanların bir durumun dışındayken yargıda bulunmalarının ne kadar kolay olduğunu düşündüm. Ben yıllarımı, annemin durumunu yargılayarak geçirmiştim. Dışarıdayken, bir kişi bizi incittiğinde bir an bile düşünmeden onu terk edeceğimize inanmak kolaydı. O kişinin sevgisini hisseden biz olmadığımızda, bizi inciten bir insanı sevmeye devam edemeyeceğimizi söylemek kolaydı. Bunu ilk elden yaşadığınızda, çoğunlukla sizi inciten kişi, aynı zamanda sizin mucizeniz de olunca, o insandan nefret etmek o kadar da kolay değildi.
"Babanın cenazesinde anma konuşmasını yaptığın gün vardı ya? Senin donup kalmadığını biliyorum Lily. Platformda durdun ve o adam hakkında tek bir iyi şey söylemeyi reddettin. Seninle, en çok o zaman gurur duydum. Sen benim hayatımda, beni savunan tek kişiydin. Ben korkarken sen güçlüydün." Gözünden bir damla düşerken, "O kız ol Lily," dedi. "Cesur ve cüretkar."